Ata Parti'den MEB ve YÖK'e çağrı: 'Üniversiteyi de okulu da siyasi süreçlerin alanı haline getiremeyin'
Ata Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Eğitimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sema Ünal, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) eğitim kurumlarını 'Terörsüz Türkiye' sürecine dahil eden çalışmalarına ilişkin açıklama yaptı.
Ünal, Türkiye'nin terörden arındırılmasını, yurttaşların güven içinde yaşamasını ve milli birlik ile bütünlüğün güçlendirilmesini önemsediklerini belirterek, eğitim kurumlarının günlük siyasi süreçlerin taşıyıcısı haline getirilmesine karşı olduklarını söyledi.
'Eğitim, devletin günübirlik siyasi söylemlerine göre değil, ülkenin ve çocuklarımızın geleceğine göre şekillendirilmelidir' diyen Ünal, eğitim ve bilim alanının siyasi hedeflerin onay makamına dönüştürülmemesi gerektiğini ifade etti.
MEB'in açıklamalarına dikkat çekti
Ünal, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 13 Ağustos 2026 tarihli resmi sayfasında yer alan 'Terörsüz Türkiye Süreci' başlıklı açıklamaya dikkat çekti.
Bakan Yusuf Tekin'in, sürecin 'öğretmenlerimizle, öğrencilerimizle ve velilerimizle birlikte' yürütüleceğini ifade ettiğini belirten Ünal, 81 ilin milli eğitim müdürlerinin Şırnak'ta bir araya getirildiğini ve toplantının 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında yürütülen çalışmalarla ilişkilendirildiğini söyledi.
Ünal, bunun yalnızca siyasi bir söylem olmaktan çıkarak eğitim yönetiminin diliyle eğitim alanına taşınan bir süreç haline geldiğini savundu.
'Çocuğun siyaseti olmaz'
Eğitim sisteminin önceliğinin çocukların nitelikli eğitim almasını sağlamak olması gerektiğini belirten Ünal, öğretmen açığı, mülakat sistemi, eğitimde fırsat eşitsizliği, okul güvenliği, akran zorbalığı, çocuk yoksulluğu, sınav baskısı, bilimsel gerileme ve gençlerin gelecek kaygısı gibi sorunların çözüm beklediğini ifade etti.
Ünal, 'Bir çocuğun sınıfa girdiğinde ihtiyacı olan şey siyasi süreçlerin gündemi değildir. Çocuğun ihtiyacı nitelikli öğretmen, bilimsel bilgi, eleştirel düşünme, güçlü Türkçe, matematik ve fen bilgisi, sanat ve spor, ahlak ve yurttaşlık bilinci, özgüven ve umut dolu bir gelecek kazanmaktır' dedi.
'Üniversite bilimin, okul eğitimin yeridir'
YÖK'ün üniversitelerde 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında akademik araştırmalar, paneller, konferanslar ve çalıştaylar yapılmasını istemesini de değerlendiren Ünal, terörün sosyolojik, ekonomik, hukuki, tarihsel ve eğitimsel boyutlarının üniversitelerde araştırılmasına karşı olmadıklarını söyledi.
Ancak bilim insanlarına önceden belirlenmiş siyasi bir hedef doğrultusunda çalışma yaptırılmasının farklı bir durum olduğunu belirten Ünal, 'Bilim talimatla yapılmaz. Bilim sonucunu önceden belirlemez. Bilim, gerçeğin peşinden gider' ifadelerini kullandı.
'Bugün 'Terörsüz Türkiye', yarın başka bir siyasi hedef'
Eğitim kurumlarının iktidarların siyasi hedefleri doğrultusunda yönlendirilmesinin gelecekte farklı siyasi hedeflerin de okullara ve üniversitelere taşınmasının önünü açabileceğini savunan Ünal, buna karşı olduklarını dile getirdi.
Ünal, 'Okulun görevi iktidarın söylemini çocuklara aktarmak değildir. Üniversitenin görevi iktidarın tezlerini doğrulamak değildir. Öğretmenin görevi siyasi propaganda yapmak değildir. Öğretmenin görevi çocuklara düşünmeyi öğretmektir. Üniversitenin görevi gerçeği aramaktır' diye konuştu.
'Terörün kalıcı panzehiri güçlü eğitimdir'
Terörle mücadelenin yalnızca güvenlik başlığı altında ele alınamayacağını belirten Ünal, cehalet, umutsuzluk, yoksulluk, dışlanmışlık ve fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılmasında nitelikli ve adil eğitimin önemli bir rolü olduğunu ifade etti.
Bunun yolunun çocuklara siyasi gündem taşımak olmadığını savunan Ünal, bilimsel eğitim, güçlü ve adil bir devlet okulu, gençlere üretme ve kendini gerçekleştirme imkanı sağlayan bir eğitim düzeni oluşturulması gerektiğini söyledi.
Ata Parti'den MEB ve YÖK'e çağrı
Ünal, MEB ve YÖK'e yönelik çağrısında çocukların siyasi süreçlerin öznesi yapılmaması, öğretmenlerin siyasi söylemlerin taşıyıcısı haline getirilmemesi ve üniversitelerin siyasi hedeflerin onay makamına dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.
Terörle mücadele kapsamında eğitim alanında çalışma yürütülecekse bunun siyasi propaganda yerine bilim, hukuk, tarih, sosyoloji, psikoloji, ekonomi ve güçlü bir yurttaşlık eğitimi temelinde yapılması gerektiğini ifade eden Ünal, 'Çocuklarımıza ne düşüneceklerini değil, nasıl düşüneceklerini öğretin. Üniversitelere ne sonuç çıkaracaklarını değil, gerçeği nasıl araştıracaklarını öğretin' dedi.
Ata Parti olarak terörsüz Türkiye'nin yanı sıra bilimsel, hukukun üstün olduğu, özgür üniversitelerin bulunduğu ve eğitim sisteminin siyasetten arındırıldığı bir Türkiye istediklerini belirten Ünal, eğitimin herhangi bir siyasi projenin aracı değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceğini kurma işi olduğunu kaydetti.