İZSİAD'dan İzmir için yeni imar anayasası çağrısı

İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sektörel değerlendirme toplantılarını inşaat sektörüyle sürdürdü. Toplantıda yüksek arsa maliyetleri, finansmana erişim, kentsel dönüşüm ve imar mevzuatındaki sorunlar ele alınırken, İzmir'in 2050 vizyonunu kapsayan yeni bir imar planı hazırlanması önerildi.

İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sektörlerin sahada karşılaştığı sorunları belirlemek ve çözüm önerileri geliştirmek amacıyla başlattığı sektörel değerlendirme toplantıları serisini inşaat sektörüyle sürdürdü. Çelik, makine ve metal sektörlerinin ardından gerçekleştirilen toplantıda, inşaat sektörü ve ilişkili alanların temsilcileri bir araya geldi.

İzmir'in önde gelen inşaat sektörü temsilcilerinin katıldığı toplantıda; yüksek arsa maliyetleri, finansmana erişim zorlukları, mevzuat karmaşası, kentsel dönüşümde yaşanan tıkanıklıklar, nitelikli iş gücü eksikliği ve sektörel standartlar değerlendirildi. Katılımcıların sorunları ve çözüm önerileri, toplantı sonrasında hazırlanan 'İnşaat Sektörü Ekosistemi Sektörel Değerlendirme Toplantısı Sonuç Raporu'nda toplandı.

Yüksel: 'İnşaat sektörü ekonominin ana kolonlarından biri'

İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, inşaat ve yapı sektörünün yüzlerce alt sektörüyle Türkiye ekonomisinin ve istihdamının önemli taşıyıcılarından biri olduğunu belirtti.

İzmir'in deprem riski nedeniyle sektörün yalnızca ekonomik açıdan değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yüksel, 'Birinci derece deprem kuşağında yer alan İzmir için inşaat ve yapı sektörü, yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değildir. Kent sakinlerinin can güvenliğini, kentsel estetiği ve sürdürülebilir geleceğimizi doğrudan ilgilendiren hayati bir ekosistemdir. Bu nedenle sektörün sorunlarına bütüncül, bilimsel ve uzun vadeli bir bakış açısıyla yaklaşılması gerekiyor' dedi.

İZSİAD'ın sorunları dile getirmenin yanı sıra çözüm üretmeyi de hedeflediğini ifade eden Yüksel, sektör temsilcileriyle gerçekleştirilen toplantılarda sahadaki yapısal sorunları doğrudan tespit ettiklerini belirtti.

Yüksel, 'Sorunları ve çözüm önerilerini ekonomi literatürüne uygun, somut ve teknik politika belgelerine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Aynı zamanda İzmir iş dünyası, yerel yönetimler, ekonomi bürokrasisi, meslek odaları ve karar vericiler arasında yapıcı, veri temelli ve kalıcı bir diyalog köprüsü oluşturmak istiyoruz' diye konuştu.

İzmir'in imar planı yeniden ele alınmalı

Hazırlanan raporda, inşaat ve yapı sektörünün sorunları dört ana başlık altında 19 maddede, çözüm önerileri ise yine dört ana başlık altında 14 maddede ele alındı.

Planlama, imar mevzuatı ve bürokratik süreçler başlığında; yönetmeliklerdeki katı uygulamalar, sık değişen mevzuat, merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasındaki yetki uyuşmazlıkları ve güncelliğini yitiren imar planları öne çıktı. Bazı bölgelerde eski planların hl yürürlükte olmasının kentin bütüncül gelişimini zorlaştırdığına dikkat çekildi.

Raporda, İzmir'in gelecek 25 yıllık gelişimini yönlendirecek 2050 İzmir Makro İmar Planı'nın hazırlanması önerildi. Planlama süreçlerinin siyasi tartışmalardan uzak, merkezi yönetim, büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasında koordinasyon içinde yürütülmesi gerektiği vurgulandı.

Kentsel dönüşümde bina veya parsel bazlı uygulamalar yerine altyapı, otopark, yeşil alan ve sosyal donatı ihtiyaçlarını birlikte ele alan ada veya bölge bazlı dönüşüm modelinin benimsenmesi istendi. Ayrıca deprem güvenliği yüksek yeni gelişim alanlarının belirlenmesi ve planlı arsa üretiminin artırılması önerildi.

Arsa maliyetleri ve finansmana erişim sorunu

Raporda, arsa maliyetlerinin yükselmesi, işçilik giderlerindeki artış, yüksek faizler ve krediye erişimde yaşanan güçlüklerin sektördeki üretimi zorlaştırdığı belirtildi. Belediyelerin ruhsat ve altyapı harçlarının yanı sıra vergi ve sosyal güvenlik primlerine ilişkin uygulamaların da firmaların maliyetlerini artırdığı ifade edildi.

Çözüm önerileri arasında dar ve orta gelirli vatandaşların konut edinmesini kolaylaştıracak, kamu ve belediye arsalarında geliştirilebilecek kr amacı gütmeyen konut kooperatifleri yer aldı. Kentsel dönüşüm ve taahhüt projelerinde kefalet sigortasının yaygınlaştırılması, inşaat ve bina tamamlama sigortalarının güçlendirilmesi, harç ve vergi yüklerinin yeniden değerlendirilmesi de önerildi.

Nitelikli iş gücü ve yapı kalitesi vurgusu

İnşaat sektöründeki nitelikli usta, operatör ve teknik personel eksikliği de raporun önemli başlıklarından biri oldu. Üniversitelerde verilen teorik eğitim ile sahadaki uygulamalar arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekilerek, mesleki eğitimin güçlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Bu kapsamda İZSİAD Yapı Sanayi Akademisi'nin kurulması, yerel yönetimler ve İŞKUR iş birliğiyle sertifikalı mesleki eğitim programlarının geliştirilmesi önerildi. Prefabrikasyon ve ön üretimli beton gibi endüstriyel yapı teknolojilerinin yaygınlaştırılması, enerji verimliliğini ve sürdürülebilirliği esas alan yeşil bina projelerinin teşvik edilmesi de çözüm önerileri arasında yer aldı.

Müteahhitlikte akreditasyon önerisi

Raporda, müteahhitlik sektöründe finansal yeterlilik, teknik kapasite ve etik standartları esas alan daha sıkı bir akreditasyon sistemine ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Böylece sektörde güvenilirliğin artırılması ve vatandaşların mağduriyetlerinin önlenmesi hedefleniyor.

Ayrıca İzmir'deki yapı stokunun risk durumunu, boş ve dolu konut oranlarını ve arz-talep dengesini takip edecek dijital bir emlak ve yapı envanteri platformu kurulması önerildi.

İZSİAD'ın hazırladığı rapor, İzmir'in planlı gelişimi, deprem güvenliği, konut üretimi ve inşaat sektörünün sürdürülebilirliği için ortak akla dayalı, uzun vadeli politikaların önemini ortaya koydu.

Bakmadan Geçme