Küçük Menderes'te altın madeni isyanı: Yaşam mı, kâr mı?

Ödemiş ve Kiraz sınırında, Birgi ile Bozdağlar hattını kapsayan altın madeni ihalesine yurttaşlar tepki gösterdi. Havzanın tarım ve su kaynakları açısından korunması gerektiği vurgulandı bölgenin geleceği için hukuki ve toplumsal mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi.


Küçük Menderes Havzası'nda planlanan altın madeni ihaleleri, bölge halkının tepkisine yol açtı. Küçük Menderes Direniyor Platformu'nun çağrısıyla, yurttaşlar Ödemiş Ulus Meydanı'nda bir araya geldi; projelere karşı ses yükseltti.
Toplantıya, platform üyelerinin yanı sıra EGEÇEP temsilcileri, çeşitli sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve çok sayıda yurttaş katıldı. Ayrıca Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan, geçmiş dönem Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, geçmiş dönem belediye başkan adayı Dilek Acar Güleç, Kent Konseyi Başkanı Sadettin Mahmutçaoğlu ve Zafer Partisi İlçe Başkanı Mehmet Dağlı da toplantıda yer aldı.

'Bu bir yaşam mücadelesi'

Toplantıda yapılan konuşmalarda, bölgede planlanan maden projelerinin çevreye, tarıma ve insan sağlığına olası etkileri ayrıntılı bir şekilde ele alındı. Katılımcılar sık sık,

'Küçük Menderes direniyor',
'Efeler diyarında toprak satılmaz, korunur',
'Toprağın üstü altından daha kıymetlidir',
'Havama, suyuma, toprağıma dokunma',
'Maden öldürür',
'Yaşam için direniyoruz' sloganları attı.



Platform adına yapılan basın açıklamasında, mücadelenin siyasi değil, yaşamsal olduğuna dikkat çekilerek:

'Bugün burada bir toplantı yapmıyoruz. Bir eşiğin üzerindeyiz. Küçük Menderes Havzası ya yaşayacak ya da geri dönüşü olmayan bir yara alacak. Maden projeleri yalnızca bir kazı değil; suyun yönünün değişmesi, toprağın ve ekolojinin bozulması demektir.' Denildi.

Toplantıda, doğal yaşamın ekonomik çıkarlarla karşı karşıya bırakıldığı belirtildi, 'Bir havzanın canı, bir şirketin krından değersiz midir?' sorusu yöneltildi.

Tarım ve su kaynakları vurgusu

Bölge halkı, Türkiye'nin önemli tarım alanlarından biri olan Küçük Menderes Havzası'nda madencilik faaliyetlerinin su kaynaklarını kirletebileceği ve verimli tarım arazilerine zarar verebileceği kaygısını dile getirdi, 'Toprağın altındaki cevher tükenir, ancak toprağın üstündeki yaşam yok edilirse geri dönüşü olmaz' denilerek projelere karşı kararlılık gösterildi.

Bakmadan Geçme