Sabundan saheserler
Alpkent Mahallesi'nde açilan 'Mis Meyve Sabunu Kursu'nda her çesit meyvenin birebir aynisi yapiliyor. Osmanli'dan günümüze ulasan bu sanat, kadinlarin maharetli elleri sayesinde yasatiliyor   HALK Egitim Merkezi Müdürlügü bünyesinde açilan AlpkentMahallesi Kursu'nda, kadinlar adeta sabundan saheser üretiyor. Kurs ögretmeni Ilknur Kaya tarafindan açilan kursta, kadinlar paralari ile aldiklari sabunlara sekiller verip tekrar parayla satiyor. Kiminin [&hellip]
Alpkent Mahallesi'nde açilan 'Mis Meyve Sabunu Kursu'nda her çesit meyvenin birebir aynisi yapiliyor. Osmanli'dan günümüze ulasan bu sanat, kadinlarin maharetli elleri sayesinde yasatiliyor
HALK Egitim Merkezi Müdürlügü bünyesinde açilan AlpkentMahallesi Kursu'nda, kadinlar adeta sabundan saheser üretiyor. Kurs ögretmeni Ilknur Kaya tarafindan açilan kursta, kadinlar paralari ile aldiklari sabunlara sekiller verip tekrar parayla satiyor. Kiminin elini yikadigi, kimininde el emegi ürettigi sabunlarda çesitli çiçekler, kuslar, meyveler ve buna benzer sekiller yapan kursiyerlerin bu becerileri hayranlik uyandiriyor. Yapilan mis meyve sabunlarinda hiçbir sekilde kalip veya makine kullanmayan kursiyerler, yaptiklari isten hem zevk aldiklarini hem de aile bütçelerine katki sagladiklarini ifade etti. Her çesit meyve seklinde yapilan sabunlarin gerçeginden ise bir farki bulunmuyor.
OSMANLI'DAN GUNUMUZE
Kurs Ögretmeni Ilknur Kaya, Mis Meyve Sabunu yapiminin Osmanli zamanindan geldigini ifade ederek Osmanliya giden hediyelerin içinde eger sabundan yapilmis bu ürünler yoksa hediyelerin kabul edilmedigini söyledi. Sabunlarin ilk olarak Edirne'de ortaya çiktigini belirten Kaya, bu el sanatinin geçmisi hakkinda sunlari söyledi: 'Kokulu meyve sabunu üreticiliginin geçmisi, 1600'lü yillara kadar uzaniyor. Özellikle 19. yüzyilin baslarinda meyve sabunlari olarak farkli bir konsept olusturulmus. Konsept içinde akliniza gelen bütün meyveleri görebilirsiniz. Uretilen bu sabunlarin hepsi piyasada satilmaz, büyük kismi padisahin istegi üzerine Istanbul'a, Topkapi Sarayi'na gönderilirmis. Ayrica padisahlarin yabanci devletlere gönderdigi hediyeler arasinda, mutlaka misk sabunlari bulunurmus. Bu kurs Osmanli zamanindan gelen bir el sanatidir. Ayni zamanda unutulmaya yüz tutmus bir el sanatidir. Bu kursun ana merkezi Edirne'dir. Halkin büyük bir çogunlugu bu sanattan ekmek parasini kazaniyor. Torbali'da da kadinlar oldukça yogun sekilde bu sanata ragbet gösterdi' dedi.
GERÇEGIYLE AYNI
Boyut, koku ve görünümüyle gerçegine sasirtici biçimde benzeyen ferahlatici mis meyve sabunlarinin Osmanli sultanlarinin gözde aksesuarlari arasina girmesi, meyve sabunu üreticiliginin hizli bir gelisim içine girmesini de beraberinde getirdigini ifade eden Kaya, sözlerini söyle sürdürdü: 'Edirne'de tamami el emegi ile üretilen meyve sabunu ustalik isteyen, meziyetli ama maliyeti oldukça düsük bir is. Kullandigimiz malzemeler; sabun,gida boyasi,gerçek meyve çekirdekleri ve saplari. Uzaktan baktiginizda,tam anlamiyla mevsiminde toplanmis tazecik meyvelere benzeyen sabunlari,mis gibi sabun kokusu ele veriyor.Bu özelligi ile de yerli,bilhassa da yabanci turistlerin çok ilgisini çekiyor' dedi.
EL EMEGI GÖZ NURU
Bu sanati yasatmak adina bu kursu baslattigini belirten Kaya: 'Geleneksel el sanatlarinin tek tek hizla yok oldugu ülkemizde, ben de bu sanati yasatmak ve kursiyer arkadaslarima gelir kapisi açmak adina baslattim. Dileyen herkese mis sabununu ögretiyorum. Mis sabunun orijinal ismi 'Misk Sabunu' 4 asamada olusuyor ve 40 yildan daha fazla süre dayaniyor. Genellikle meyve seklinde yapilmis ama biz meyve sabunlarina kendi yorumumuzu kattik ve sebzeler, kurabiyeler, çiçekler, kahvalti tabaklari yaptik' dedi. Eserlerin tamamen el emegi ve göz nuru oldugunu da sözlerine ekleyen Kaya: 'Bizlere tek lazim olan malzeme sabundur. Hiçbir sekilde ne makine ne de herhangi bir kalip kullanmiyoruz. Tamamen el sanatidir. Daha sonra boyama ve cilalama asamasi yapildiktan sonra hediyelik biçimde sepetleyip satmaya çalisiyoruz' dedi. HABER: Vedat GÖKÇAY