Valiye gazeteyi koklatti

Emektar matbaa ustasi Faruk Siris, meslegin temel taslarindan birisi. Yarim asirdir matbaacilik ve gazetecilik sektörlerinin içinde olan Faruk Usta, meslegini gazetemize degerlendirdi ASLINDA günlük bir gazete çikarmak hiç de kolay olmayan bir istir. Bir gazetenin hazirlanmasi, haber toplanmasi, haberin yazilip, görselliginin yapilmasi, gazetenin matbaaya ulastirilmasi, katlayicilarin elinden geçip dagitimla okuyucularina ulastirilmasi oldukça mesakkatli bir is. [&hellip]

Emektar matbaa ustasi Faruk Siris, meslegin temel taslarindan birisi. Yarim asirdir matbaacilik ve gazetecilik sektörlerinin içinde olan Faruk Usta, meslegini gazetemize degerlendirdi

ASLINDA günlük bir gazete çikarmak hiç de kolay olmayan bir istir. Bir gazetenin hazirlanmasi, haber toplanmasi, haberin yazilip, görselliginin yapilmasi, gazetenin matbaaya ulastirilmasi, katlayicilarin elinden geçip dagitimla okuyucularina ulastirilmasi oldukça mesakkatli bir is. Okuyucusunun elinde belki bir saat okunduktan sonra bir kenara atilan bir gazetenin hazirlanmasinda emegi geçen insanlarin çektigi zorluklar, verdikleri emek kelimelerle bile tarif edilemez. Tamamen emekle yogrulmus bir meslek olan basin yayin sektörünün en eski temsilcilerinden olan meslegini anlatti.

YARIM ASIRLIK EMEKTAR

63 yasinda olan Faruk Siris, matbaacilik sektörüne 14 yasinda adim atti. Harflerin elle dizilip, gazetelerin yine elle basildigi yillarda meslege  'merhaba' diyen Faruk Usta, meslegin en mesakkatli yillarinda büyük zorluklarla mücadele etti. Zehir boyalarin içinde meslegini sürdüren ve bu iste profesyonellesen Siris, 15 yil önce ailesiyle birlikte Torbali'ya yerlesti. Urfa ve farkli bölgelerde çesitli gazetelerin matbaasinda çalisan Siris, emekli olduktan sonra sektöre veda etti. Simdilerde gazetemizde çalisan Faruk Usta, 'Bu meslek herkesin yapabilecegi bir is degil. Bir gazetede yüzlerce insanin alin teri bulunuyor. Bizler de bu çarkin bir dislisiyiz. Görevimizi en iyi sekilde yapip okuyucuya daha iyi gazete ulastirmak için çaba harciyoruz.' seklinde konustu.

'ALIN TERI, BOYAYA KARISMALI'

YILLARINI matbaaya veren Faruk Siris, eski zamanlarda bu meslegin çok daha zorluklari olan bir is oldugunu söyledi. Bütün isin elle yapildigini anlatan Siris, 'Bu meslek insani çok yipratir, bin türlü derdi var. Eskiden her sey elle yapilirdi. Harflerin tek tek dizilmesinden, gazetelerin basilmasina kadar hersey elle yapilirdi. Simdilerde ise bu meslek ölme noktasina geldi. Ustalara deger verilmiyor. Gerek teknolojinin gelismesi gerek büyük matbaa firmalarinin olmasi hem meslegi hem ustalari bitiriyor. Alin terinin gazete boyasina karismadigi zaman bu is zevk vermez.' dedi.

GULDUREN SAKA

MESLEK hayati boyunca unutamadigi birçok anisi olan Faruk Siris, bu anilarindan birini de bizimle paylasti; '1971 yilinda Kütahya'da bir gazetenin matbaasinda çalisiyordum. 1 Nisan Sakasi yapmak istedim ve gazetenin mansetine 'Tatsiz olmasi ve kokusu nedeniyle gazetemizin boyalarini degistirdik ve bundan böyle güzel kokan boyalarla basilacak' diye yazdim. Meger o gün de gazetenin imtiyaz sahibi Ahmet Erbas, dönemin Kütahya Valisi Suat Ergünel'in yanindaymis. Patronumuzun da bu isten haberi yok. Vali gazeteyi okurken koklamaya baslamis. Sonra da 'Eee bu kokmuyor' diye tepki göstermis. Ancak daha sonra ikisi de olayin 1 Nisan Sakasi oldugunu ögrenmis ve gülüsmeye baslamislar. Vali Bey, matbaaya ziyarete geldi ve tebrik etti'  dedi.

Bakmadan Geçme