Çirkin Kral’in yegeni: Dayimin mezarini Türkiye’ye getirilmeli
Atatürk Mahallesi’nde yasayan ve dayisi Yilmaz Güney’in ismini en küçük ogluna veren Ali Çomak’in tek istegi, Çirkin Kral’in mezarinin Türkiye’ye getirilmesi. TURK sinemasinin “Çirkin Kral”i Yilmaz Güney, yasasaydi bugün tam 75 yasinda olacakti. 47 gibi genç bir yasta hayatini kaybetmesine ragmen, filmleri, asi kisiligi ve siyasi görüsleriyle, ardinda unutulmaz bir yasam öyküsü birakti. Güney, bugün [&hellip]
Atatürk Mahallesi’nde yasayan ve dayisi Yilmaz Güney’in ismini en küçük ogluna veren Ali Çomak’in tek istegi, Çirkin Kral’in mezarinin Türkiye’ye getirilmesi.
TURK sinemasinin “Çirkin Kral”i Yilmaz Güney, yasasaydi bugün tam 75 yasinda olacakti. 47 gibi genç bir yasta hayatini kaybetmesine ragmen, filmleri, asi kisiligi ve siyasi görüsleriyle, ardinda unutulmaz bir yasam öyküsü birakti. Güney, bugün yüzlerce hayrani tarafindan aniliyor. Ama Atatürk Mahallesi’nde öyle biri var ki, annesinden dinledigi hikayeler ve izledigi filmlerle, hep Yilmaz Güney’in hayatini yakindan takip etmis. Atatürk Mahallesi’nde firincilik yapan 48 yasindaki Ali Çomak, Çirkin Kral’in öz yegeni. Annesinin amca oglu olan Güney’in hatiralari, bugün Çomak tarafindan isletilen Siverekliler Pide Lahmacun Firini’nda yasatiliyor. Siverekliler Pide Salonu’nun sahibi olan Çomak, islemin duvarlarini boydan boya Yilmaz Güney’in fotograflariyla süslemis durumda. Dayisinin ismini en küçük ogluna veren Çomak’in tek istegi, Çirkin Kralin mezarinin Türkiye’ye getirilmesi.
DAYISININ ANISINI ISLETMESINDE YASATIYOR
ASLEN Urfa Siverekli olan Ali Çomak, Atatürk Mahallesi, Bekir Sakarya Caddesi’nde Siverekliler Firini’ni isletiyor. 7 yildir faaliyette olan firin, ürettigi pide ve lahmacunlarla adini mahallenin yani sira Küçük Menderes Havzasi’na duyurmus vaziyette. Isletmeye ilk girenler ise Boydan boya bütün duvarlarda Türk Sinema Tarihi’nin en büyük isimlerinden olan, ülkede siyasi sol hareketin simgesi durumuna gelen Yilmaz Güney’in fotograflarini görüyor. Bunun sebebi ise, Yilmaz Güney’in firinci Çomak’in dayisi olmasi. Çomak, annesinin amcasinin oglu olan Güney’in hatirasini ve fotograflarini küçük isletmesinde yasatiyor. Annesinden dinledigi anilarla büyüdügünü ifade eden Çomak, “Dayimi bir kez bile görebilmek, sarilabilmek için dünyalari verirdim. Onun yegeni olmaktan gurur duyuyorum” seklinde konustu.
MEZARINA GIDEMIYORUZ
7 Çocuk sahibi Ali Çomak, en küçük oglunun da adini dayisinin anisina Yilmaz koydu. “Dayimi hep filmlerden gördüm, bir kez bile canli görme sansim olmadi” diyen Çomak: “Dayimlar ben küçükken Siverek’in Demson Köyü’nden Adana’ya göç ettiler. Hep filmlerde gördüm. Onun kisiligine, durusuna, siyasi fikirlerine hep hayran oldum. Gögsümü gere gere her yerde de söylerim dayim oldugunu. Dayima çok yazik ettiler. Dayimin kimseye zarari yoktu. Yaptigi filmlerle sanatiyla haksizliklari duyuran bir yigitti. Bugün yasamis olsaydi eger, çok güzel eserler ortaya koyardi” dedi. Dayisini mezarinin geri getirilmesi gerektigini söyleyen Çomak: “Dayim Türk Sinemasinin en usta ismidir. Fransa’da mezarinin bulunmasi ülkemiz için bir ayiptir. O bu ülkenin degeridir ve mezarinin bizim ülkemizde olmasi gerekir. Gerek dayim, gerek Ahmet Kaya’nin mezarlari getirilsin. En azindan mezarina ziyaret etme sansimiz olur. Fotograflarina bakarak onu kalbimde yasatiyorum” seklinde konustu.