Yasitlari okullu oldu onlar hala tarlada
Mevsimlik çalisan tarim isçileri, bir yerden bir yere göçer dururlar. Egitim siralarinda olmasi gereken çocuklar, tarlalarda domates ve pamuk topluyor. MEVSIM dönüsleri çogu insan için yeni baslangiçlar ifade eder, çogu insana heyecan verir. Yaz gelirken denizi, günesi, tatili, kis gelirken beyazlara bürünen dünyayi sevinçle karsilayanlar olur. Sonbahar renkleriyle mest eder. Ilkbahar dogadaki canlanmadir, insandaki umuttur. [&hellip]
Mevsimlik çalisan tarim isçileri, bir yerden bir yere göçer dururlar. Egitim siralarinda olmasi gereken çocuklar, tarlalarda domates ve pamuk topluyor.
MEVSIM dönüsleri çogu insan için yeni baslangiçlar ifade eder, çogu insana heyecan verir. Yaz gelirken denizi, günesi, tatili, kis gelirken beyazlara bürünen dünyayi sevinçle karsilayanlar olur. Sonbahar renkleriyle mest eder. Ilkbahar dogadaki canlanmadir, insandaki umuttur. Ama mevsimlik isçiler için mevsim dönüsleri yeniden yollara düsmek demektir. Yeni gelen mevsim bir öncekinin çilesine eklenecek yeni çilelerin, bitip tükenmek bilmeyen bir göçebelik ve çalismanin habercisidir. Mevsimlik çalisan tarim isçileri, bir yerden bir yere göçer dururlar. Ne bir evleri, ne bir yuvalari vardir. Tarlalarda, çadirlarda, santiyelerde geçirirler ömürlerini. Geçici isçiler yasami herkesten daha yarim yamalak yasarlar. Geçici isçilik geçici yasamlar, kalici eziyetler demektir.
DERS YERINE DOMATES TOPLAMAYA…!
URFA ve Adana’dan göç ederek, Torbali’ya tarim isçisi olarak gelen aileler, kaldiklari çadirlarda helal yoldan ekmek parasi kazanma mücadelesi veriyor. Basta kent merkezi olmak üzere Subasi, Özbey, Ahmetli, Yeniköy ve Pamukyazi’da tarim islerinde çalisan yaklasik 200 aile zor sartlarda yasamlarini idame ettirmeye çalisiyor. Her yil milyonlarca ilkögretim ögrencisi okullarin açilmasiyla ders basi yaparken, mevsimlik tarim isçisi çocuklar domates ve pamuk tarlalarinda çalismaya devam ediyor. Sezon her yil egitim ögretim yili sona ermeden basliyor, okullar açildiktan sonra da sürüyor.
KANUNDA BILE YERLERI YOK
AILELERIYLE beraber sayilari bini bulan mevsimlik isçilerin, çektikleri zorluklarin karsiliginda ellerine geçen ücret ise son derece düsük. Ustelik yevmiyelerini, toprak sahibiyle aralarindaki araciyla paylasmak zorundalar. Is Kanununa göre, isçi sayisi 50’den düsük olan tarim ve orman isletmeleri bu kanunun kapsami disinda. Bu isletmelerde çalisan isçiler Is Kanunu hükümlerine tabi degil. Bir sosyal güvenceleri yoktur. Tarim, sendika yetkililerinin verdigi bilgiye göre, isçi sinifinin en örgütsüz ve güvencesiz oldugu sektörlerden birisi olarak görülüyor.
ÇOCUKLAR OKULA GIDEMIYOR
HER yil bu dönemlerde Torbali’ya gelerek ekmek paralarini kazandigini belirten tarim isçisi Davut Torpil: “ Torbali’ya gelerek bir ay bir buçuk ay çalisiyoruz, sonra Manisa taraflarina gidiyoruz. Sonra da kis döneminde memleketimiz Adana ve Urfa’ya geçerek gelecek sezonu beklemeye basliyoruz” dedi. Çocuklarin okula geç basladigini da belirten Torpil: “Mesela çocuklarimiz okula gidemiyor. Herkes ayni çadirin içinde kaliyor, banyo ve tuvalet ihtiyacimiz sorunlu. Içme suyumuzu çesmelerden tasima olarak kullaniyoruz. Çocuklarimiz her yil okula geç gidiyor” seklinde konustu.