Adem Aksakallı

20 KİŞİ TOPLANMIŞ 5 KİŞİ ÇANAKKALE YOLCUSU

Adem Aksakallı

 

Dün bütün yerel gazetelerde yayımlanan belediyenin servis ettiği “İlk beşe giren Çanakkale yolcusu” haberi vardı. Haberin içeriğinde ise 12 okul arasında düzenlenecek olan yarışmada derece yapan ilk beş kişi tüm masrafları belediye tarafından karşılanmak üzere Çanakkale’ye gidecek. Bir gün konaklayacak ve ilçeye dönüş yapacaklarmış. Ben şimdi bu köşeye ilçemizde çok önemli bir bilgi yarışması olacak ilk beşe giren kişinin tüm konaklama masrafları belediye tarafından karşılanacak dersem, okuyucu gezinin Maldiv veya Paris’e yapılacağını zanneder. 20 kişi toplanmış beş kişinin Çanakkale gezisine gideceğini tartışıyor ve programlıyorsa üzülürüm. Neden üzülürüm Çanakkale için yarışmamı olur, beş otobüs tutsanız size kim ne diyecek. Gençler Çanakkale’de atalarının nasıl savaştıklarını gözleri ile görsün. Ben ilk gittiğimde çok ağladım. Rehber bana neden ağladığımı sorduğunda “Biz bu neslin çocukları değiliz” dedim. Şehrin her bir yanına Abdülhamid resimleri asmakla beş kişiyi Çanakkale’ye götürmek arasında fikir ayrılığı var. Şimdi ben bu konuyu yazmasaydım iddia ediyorum beş kişiyi Çanakkale’ye götüren heyet en az 10 kişi olurdu. Madem beş kişi gidecek bir gecede konaklama olacak Anzaklılar gibi bir gece geçirsinler. Çanakkale gezisine derece yapan kişileri götürürsen bu neslin asimile olmasına itiraz etmeyeceksin. Geziye beş kişi gittiği yetmiyormuş gibi konsey ve belediye başkanına teşekkür ediyorsunuz. Ülkede faaliyet gösteren Fransız Kolejleri bile Çanakkale gezisine en az 200 kişi götürüyor beyler.

 

HİÇ BİR LİDERİ ELEŞTİRMEMİŞTİM PERHİZİ BOZUYORUM

 

Bir gazeteci en çok siyasetçinin sözlerine önem verir. Siyasetçi bir söz ederse gündem değişir. Günümüzde siyasetçiyi sadece açılış ve düğünlerde değil sosyal medyadan bile takip ediyoruz. Bir çıkış yapar bir söz söyler ve haber değeri taşır. Herkesin her söylediği haber değeri taşımaz. Örneğin Tokatlılar Derneği, belediye başkanını eleştiren bir laf, söz etse gazetede yer vermeyiz. Makamın ve makamda oturan kişiyi eleştirmek herkesin haddi değildir. Her gazetecinin bir dünya ve siyasi görüşü vardır. Ben bu güne kadar ilçede siyaset yapan herkesi eleştirmişimdir. Ancak bir partinin genel başkanını asla eleştirmedim eleştiremem. Genel başkanı eleştirmek ne haddime, ülke siyasetinden ne derece haberdarım, ülke siyasetine yönelik ne tecrübem var, ilk önce insan haddini bilmeli. Ancak bir iki gündür CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarına her yerde rastlar oldum. Yapmış olduğu açıklamada gaf var diyeceğim ama ‘Açıklamalarımın arkasındayım’ dedi. Aile Sosyal Politikalar Bakanı için sarf ettiği sözler yenir, yutulur değil. Bakanın bayanı erkeği olmaz bakan bakandır. O koltukta oturuyor söylemi ise kendisine hiç yakışmadı. Kendisi değil miydi meydanlarda kadınların özgürlük haklarının yanı sıra gerekli saygıyı da biz vereceğiz diyen. Sadece ben değilim bu sözleri kendisine yakıştıramayan her kesimden farklı tepkiler geliyor.

 

CENK BİLEK’İN ANKARA KAHVALTILARI

Siyasetçi ilk önce seyahat etmeyi ve yeni insanlarla tanışmayı çok sevecek. İsim unutmayacak ve hafızası çok iyi olacak. 20 yıl önce yaşanan siyasi tartışmayı ve gelişmeyi bilmiyorsa konuşmacı değil, dinleyici olur. Örneğin 1999 yerel seçimleri öncesinde Anavatan Partisi’nin içerisinde olup biteni, süreci yönetenlerin kim olduğunu bilmeyen bir kişi 1999 yerel seçimleri hakkında hiçbir yorum yapamaz. 2004 seçimlerinde Anavatan Partisi’nin ilçe başkanı 19 yaşında Torbalı’ya 3 ay önce gelmiş şu an ismi aklıma gelmeyen bir vatandaştı. Kısacası içi boşaltılmıştı. Eskiden ilçeler kendi göbeğini kendileri keserdi. Şimdilerde adaylar genel merkez tarafından belirleniyor. Demek ki genel merkez bağlantıları olmayan kişiler ilçe siyasetinde etkili olamazlar. CHP İlçe Örgütü’nde Ankara bağlantısı olan kimler var diye soracak olursanız İsmail Uygur, Övünç Demir ve Cenk Bilek den başka bir isim aklıma gelmiyor. İsmail Uygur 10 yıllık beledi başkanı olması ile birçok tanıdığı, kontak kurduğu kişi var. Övünç Demir de Selin Sayek Böke ile çok samimi. Böke ne zaman İzmir’e gelse Övünç Demir aranır ve çalışmalara beraber giderler. Cenk Bilek ise geçtiğimiz hafta sonu Ankara’ya Haluk Koç’un evine kahvaltıya gitmiş. Yaklaşık 3 saat süren kahvaltı sohbetinin ardından Torbalı’ya dönen Bilek hafta sonu İzmir’e gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı Koç ile bir dizi çalışmalara katılacak. Fesih Dilmaç ile birlikte hareket eden Bilek yerel seçimlerde ne yapacak en merak ettiğim konu bu.

 

CIVA İSMAİL İLE İHALEYİ TEKRAR KONUŞTUK

 

Şehir içi araçlarında hiç sorun kalmaz ise en çok rahatlayacak kişilerden biri de benim. Ben bu sıkıntıdan çok mutlu değilim, sanmayın sadece amacım beslenmek. Hiç alakası yok. İlgilenen kişiler çok iyi bilir Hasan Karatoklu ve İsmail Uygur risk aldı Adnan Görmez de risk almalı diye defalarca yazıp çizdik. Neticede ilçe halkına hizmet eden ulaşım sorununu çözen kişiler. Hatırlarsınız bir gün gibi kısa bir zaman seferler durdu. Sanki Torbalı’da zaman durdu. Torbalı Şoförler Odası Başkanı Cıva İsmail Akman ile tekrar telefonda konuştuk. ‘UKOME belediyeye yetki verdi, belediye de ihaleyi gerçekleştirdi. 25 araç ihalenin neticesinde çalışmaya başlayacak 14 araç ise bakanlığın kararı ile çalışacak. İzmir merkezde çalışan M plakalı araçlar ile aynı statüde olan 14 aracın iznini kimse bozamaz’ dedi. Amacımız üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Neticede ortada bir sorun var ve haber değeri taşıyor. Cıva İsmail’in söylediklerine kulak vermek gerek, boş yere konuşmaz. Ha bu arada Mehmet Türkoğlu, Cıva İsmail’e rakip olacakmış hayırlısı olsun. En önemli konu ise hazırlanan istişare kurulu ne oldu.

Yazarın Diğer Yazıları