İşimiz icabı çok geziyor, birçok kişi ile de görüşüyoruz, her nereye gidersem konu seçimlerin nasıl geçeceğiyle ilgili değil, seçim sonuçlarıyla ilgili oluyor. Görüştüğüm birçok sağ-sol görüşlü kişi Atilla Kaya’nın çok iyi bir sırada olduğu, Mecliste ise söz sahibi olacağıyla ilgili oluyor. Atilla Kaya 1. Bölgede Binali Yıldırım’dan daha çok çalışıp koşturuyor. Milletvekili adayları günde 2-3 program yaparken Atilla Kaya yalnız başına 4-5 İlçeyi geziyor ve seçim çalışmalarında büyük bir başarı elde ediyor. Kaya’nın seçim çalışmaları boyunca Torbalı’ya en fazla dört yada beş kere geleceğini düşünüyordum ama Atilla Kaya gün aşırı Torbalı’da çalışmalar yürütüyor. Gece saat 03.00’a kadar toplantı ve görüşmeler yapıyor. AK Partide teşkilatın abisi olarak bilinen eski İlçe Başkanı Hüseyin Söyler neredeyse tüm küskünleri gezip gönül alıyor. Parti içi çalışmaların yanı sıra dışarda kalanlarla ayrı bir çalışma yaparak Partinin 2007 yılında ki havayı yakalaması için canhıraş çalıyor. AK Parti için sadece parti çatısı altında olanlar değil, Eski Doğruyol Partisi İlçe Başkanı Özgür Gün de açıklamalarıyla destek oluyor. İşin içinde Atilla Kaya olunca seçim çalışmaları da bir başka havada geçiyor.Atilla Kaya’nın seçime etkisini en iyi 1 Kasım akşamı göreceğiz.
SEZER HOCA HAKLIYMIŞ
Torbalıspor’un ilk hafta almış olduğu mağlubiyet sonrasında başta ben olmak üzere birçok kişi karamsarlığa büründü. Mağlubiyetin ardından Sezer Hoca ile görüşmemizde mağlubiyetin nedenlerini sorduğumuzda kendinden emin cevaplar verdi. Sezer hoca “ben yedi hazırlık maçı yaptım, takımımın ne seviyede olduğunu çok iyi biliyorum” diyerek tecrübesini de göstermiş oldu. Burhaniye deplasmanında altın değerindeki 3 puanı alan Torkos kentte büyük sevinç yaşattı. Takıma karşı büyük haksızlık yaptık sanırım, ilk hafta mağlubiyetinin ardından ağır eleştirilerde bulunduk. Ancak şampiyonluk parolası başlayan bir takım Yeşilova gibi iddiasız bir takıma yenilmemeli. Eğer ki ligi birinci bitiremeyip İzmir takımlarının gerisinde kalırsak seneye Bölgesel Amatör Ligde mücadele etmemizin imkânı yok. Yani, Çiğli ligi ikinci, Yeşilova üçüncü biz ise ligi dördüncü bitirdiğimizde lig sonuncusu olmuş gibi kümeye düşüyoruz. Ligde verilen mücadelenin yanı sıra İzmir takımları arasında da bir yarış var. Pazar günü ligin en iddialı takımlarından Soma ile 7 Eylül stadında karşılaşacağız. Soma bu hafta evinde Erdek ile karşılaşıp talihsiz bir sonuç aldı. Bu lig de kimin kimi yeneceği pek belli değil gibi, hafife aldığımız Yeşilova ikide iki yaparak puanını 6 ya çıkardı. Takıma en azından sahamızda sahip çıkıp son dakikaya kadar desteklememiz gerek.
KÖPEKLER BAŞIBOŞ
Neredeyse her gün Torbalı’nın tüm yerleşim yerlerinden sokak köpekleriyle ilgili şikâyetler alıyorum. Özellikle Torbakent Sitesi sakinlerinin şikâyetleri ardı ardına geliyor, çok zor sanırım kenti bu başıboş köpeklerden arındırmak. Bundan yıllar önce olsa, Belediyeye ait bir barınak olmasa anlar, hak verirdim. 1990 yıllarda geceleri zabıta ekipleri tarafından operasyonlar yapılır, köpekler ortadan kaybolurdu. 2000’li yıllarda ise ekipler tarafından toparlanan köpekler Kısık Sanayi Sitesi civarına arabayla götürülüp bırakılırdı. 90’lı yılların formülü değil de sanırım 2000’li yılların formülü şimdiki uygulamadan daha güzeldi. Oysaki Özbey Mahallesinde Belediyenin büyük yatırımlar karşılığında İlçemize kazandırdığı barınak İlçenin bu sorununu çözmesi gerekir. Başıboş köpeklerinin yarattığı sıkıntıyı bı şekilde yazıyoruz da umarım bu yazdıklarımız Zerrin Hepcepkin okumaz ve beni aramaz. Oysaki yöneticilik ve idareciliğini her zaman takdir ettiğim Kemal Sevinçli işinde çok hassas ve çalışkandır. Sanırım kadro sıkıntısı çekiyor, Torbalının bu sorundan kurtulması 3-5 personel ile olacak şey değil. Torbalı ve Ayrancılar’daki bu soruna yetkililer büyük özveri göstermeliler.
BUYURUN DOSTLAR BUYURUN HALİL GÜLCÜ SOFRASINA
Aslında eksik oldu başlık “buyurun dostlar buyurun Halil İbrahim Gülcü sofrasına” olmalıydı. Bu manada Rahmetli Barış Manço’yu da yâd etmiş olurduk. Geçtiğimiz hafta Halil Gülcü’yü makamında ziyaret ettim. Çayını içtik sohbet ettik, aslında balık avından başka bir şey de konuşmadık. Öğle vaktiydi Halil Gülcü ayrılma öğlen yemeğini burada hep birlikte yiyelim dedi. Personele para verip kasaba gönderdi, ben kıymalı yumurta yeriz diye düşünüyordum ki etin envai çeşidi geldi. Personel ile birlikte 5 kişiydik iki ekmek yiyemedik et yemekten. Biz sofradan kalktığımızda Belediye Meclis Üyesi Mehmet Nuri Bulut geldi, ama ne diyelim kaynanası sevmiyormuş. Halil Gülcü’nün kesesine bereket, sofrada bizimde paramız olsun en azından ekmek parasını ben vereyim dediysem de almadı. Neticede Kel Ağanın oğlu Halil Gülcü bu, sofrasında bereketi eksik olmasın. Kolay değil ağa çocuğu olmak, yedirmekten içirmekten hoşlanır. Şarkıda geçtiği gibi Halil İbrahim sofrası gibiydi Allah kesesine bereket versin.