Adem Aksakallı

ATİLLA KAYA'NIN RÜZGÂRI ANKARA DA ESİYOR

Adem Aksakallı

TORBALI basını Atilla Kaya’nın ismini ilk ne zaman yazdı bilmiyorum ama ben 2003 yılında düğünde çekilmiş bir fotoğrafın haber yapıldığını çok iyi biliyorum. Adı Belediye Başkanlığı için konuşulurken AK Parti’de bizler yine siyasetin merkezinde haftada bir çıkan Büyük Torbalı’nın baskı kokusunu matbaada hissederdik. Kutular dolusu resim içerisinde elle resim arar bulurduk ki gazeteye konsun. Şimdiki gibi kolay değildi gazete çıkarmak, haber yazmak, basmak ve en önemlisi dağıtmak. Kaya, Torbalıspor’da yöneticilik yaptığı dönemlerde bazen yöneticilerle birlikte Belediye’ye gelir giderdi ancak hiçbir muhabbetimiz yoktu. 2004 yerel seçimlerini kaybettikten sonra ilk ilçe kongresinde kumaşı belli olmuştu Atilla Kaya’nın. Birebir çalışarak imza toplamışlardı noter huzurunda, aynı imzayı tekrar toplamaları gerekti usanmadı, kimsenin usanıp yılmasına ise izin vermedi. Kaya, ilçe kongresini ilk kazandığında “sağın prensi” başlığı atılmıştı hiç unutmam. Yani demek istediğim mücadeleyi, bir bir insan biriktirmeyi hiçbir zaman ihmal etmese de siyasette şansının gülmediğini defalarca gördük geçirdik. Gelinen bu noktada Atilla Kaya İzmir Milletvekili aday tanıtım programında Binali Yıldırım’ın ardından Başbakan’ın elini sıkıyor ve halkı selamlıyor. Eskiden, kendisini Torbalı’da ben yazardım, Gökhan Yalkalk, bazı zamanlarda ise İzmir’de Ümit Yaldız yazardı; şimdilerde ise Hürriyet gazetesinin Ankara temsilcisi Atilla Kaya’dan bahsediyor. Yolu açık olsun.

NEREDE BU UKOME? NEREDE UKOME KARARLARI

ÖNCELİKLE büyük Torbalı Gazetesi muhabir ve çalışanlarını uyarayım, yazmış olduğumuz bu yazıdan sonra şehrin belirli noktalarında trafik polisleri tarafınca durdurulabilir cezai işleme tabi tutulabilirsiniz. Çünkü trafik polisleri şehir içinde gerektiği gibi görevini yapmıyor. Bir zamanlar Kazım Dirik ve Mithat Paşa Caddelerinde tek taraflı park uygulaması vardı. Yol üzerinde otopark görevlileri durur, park halindeki araçlara fiş kesmeleri bile kente ayrı bir hava katardı. Herkesin başına püsküllü bela olan bir trafik polisi vardı ki çekici sürekli çarşı içerisinde yanlış park edilen araçları sırtına yüklediği gibi araç parkına götürürdü. Tabi bu tüm alınan kararlar UKOME’nin talimatlarıyla yapılırdı, canı yanan vatandaş biraz sitem ederdi ancak toplumun büyük bir çoğunluğu uygulamadan oldukça memnundu. Bugün tatil dönüşü, şehir içi trafiğini düşünmek bile istemiyorum. Şehir içinde ki araç sayısı en az iki katına çıkacak. Bugün sabahtan trafik polisleri yanlış park eden araç sahiplerinin hiç gözünün yaşına bakmadan sabahın erken saatlerinde ceza yazmaya başlasın, öğleden sonra bakın trafik nasıl rahatlıyor. Trafiğin sıkışıklığının sadece vatandaşa değil cadde üzerinde 20 bin TL kira ödeyen esnafa da büyük zararı var. Tabi bu uygulamanın olması için siyasetçi polisleri aramayacak, destekçisi olacak. Sorun, cezai işlem olmadığı sürece çözüleceğe benzemiyor.

AYRANCILARDA SORUN ÇOK

Ayrancılar’dan her gün en az bir kere de olsa sokak köpekleriyle ilgili şikâyet alır köşeye yazmasam da notumu mutlaka alırım. Hiç unutmam Arife Hanımın, “bu köpekler neredeyse bizlerle birlikte Eshot’a bile binecekler” dediğini. Ayrancılar’da Cevdet Kıvılcım sayesinde girilmedik asfaltlanmadık sokak neredeyse yok denecek gibi. Ancak Üç Pınarlar’da yapılan tesis içerisinde hale basket potaları şikâyeti, tesis içerisinde ki açıktan geçen elektrik kabloları bölge halkını tedirgin ediyor. ‘Asfalt üzerindeki mekânlar deterjanlı suyu yola döktükleriyle ilgili kazaya sebebiyet veriyorlar’ şikâyeti ise göz ardı edilecek türden değil. Mustafa Kemal Paşa Mahallesi Ege Koop evlerinin hemen altında bulunan sitede ise bodrum katlarının ufak bir tadilat ile daire havasında kişilere satıldığı söylentileri ise gidip görülmeye değer bir haber. Kapısı olmayan penceresinden girilen dairelerin olduğu söyleniyorsa ilk fırsatta Ayrancılar’da olacağım. Aynı site içerisinde kanalizasyonun açıkta aktığı, pis kokunun çevreye verdiği rahatsızlık ve en önemlisi elektrik kablolarının açık ve alçakta olması yakında Ulusal TV’lere çıkacak haber düzeyinde. Birileri kazaya uğrayıp meşhur olmadan bu sorun çözülmeli. Neyse, yarın ki mesaimiz Ayrancılar’da geçecek anlaşıldı.

BENDE KIRMIZI PASAPORT VAR

Bayram bitti, tatil sektörünün istediği gibi eğitim sezonu geç de olsa başladı. Piyasalar sözde bozukmuş yatırımcının parası bankadaymış. Yatırımcının zaten iç piyasaya faydası yok ki, esnafla zaten işi yok. Parayı yine harcayan esnafa destek olan orta kesim. Bayram siyasetçi için renkli geçti güzel kulis muhabbetleri yaşadık. Partilerin İl Başkanlıkları, ilçelere çalışma programını gönderdi. Ankara’da ise seçim çalışmalarında uzlaşı isteyen Davutoğlu, “gürültü ve çevre kirliliğinden uzak duralım” çağrısında bulundu. İnşallah vatandaş gürültü ve görüntüden dolayı rahatsız olmaz. Bir aylık seçim çalışması siyasetçileri bekliyor, 30 gün otuz program yapacak partiler. Biz gazeteciler ise her gün dörde bölüneceğiz, her gün farklı bir siyasi partiyi mercek altına alacağız. Tabi benim görevim diğer gazeteci arkadaşlarımdan farklı olacak, çalışmaların göbeğinde yaşanan kamuoyunu ilgilendiren soruları adaylara soracağız cevapları ise sizlere aktaracağım. Benim de herkes gibi bir siyasi görüşüm var ancak MHP; CHP ve AK Parti çalışmalarında siyasetçilerin tarzlarını ve söylemlerini takip edeceğim. Unutulmasın ki ben gazeteciyim, her partiye girer çıkarım; kısacası siyasette kırmızı pasaport sahibiyim. Seçim çalışmaları sürecinde kardeş kardeş geçinip gideceğiz. Tabu bu süreçte partilerin performansını değerlendirecek kamuoyunu bilgilendireceğiz.

Yazarın Diğer Yazıları