Dolmuşçuluk sektörü kadar eleştirdiğim bir meslek dalı daha yok, yalan söylemeye de gerek yok. Belki günahlarını alıyorum diyeceğim ama Torbalı’da dolmuşçular kadar vatandaşa eziyet eden başka bir meslek dalı daha yok. Torbalı’nın nüfusu 30 binlerde seyrederken açılan güzergâha 20 senedir eklenen bir güzergâh daha yok. Oysa ki nüfusu 150 bin olmuş, nüfusu 5 kat artış göstermiş Torbalı’da henüz hiçbir girişimde daha bulunulmaması ise yöneticilerin yetersizliğini gösterir. Şehir içi dolmuşlarına Ertuğrul Mahallesi’ne taşındığımdan beri nadir binerim ancak bu durum sıkıntıları görmezden gelmeme neden değil. Defalarca yazmama rağmen hala neden yazmıyorsun diye onlarca telefon alıyorum. Bana telefon açı, “bir sabah Torbalı’dan bin sıkıntıyı gör” diyenlerin isteklerini yetkililere iletmek istiyorum. Bir sabah ne olur vatandaş gibi bu araçlara binmeye çalışın. Torbalı İzmir arası çalışan araçlar da farksız değil. Güzergâh boyunca soğuk ve yağmurdan barınabilecek hiçbir durak bulunmuyor. İzmir Asfaltı üzerinde yarım saat boş dolmuş bekleyenler var. Selçuk, Tire ve Ödemiş araçlarını görünce hepimizin nasıl imrendiğini çok iyi biliyorum. Dolmuşlarda ne bir tane muavin var nede sıcak havalarda çalışan klima. Gerçi klimasını çalıştıran birkaç kişi var ama geneline bakınca büyük bir sorun. Şehir içindeki araçlar neden hiç trafik polisleri tarafından denetlenmiyor, göstermelik olsa da bir kere denetlenmesini görmek istiyoruz. Hiç kimse bana kızıp darılmasın vatandaşın çektiği sıkıntıya gazeteci olarak kayıtsız kalacak değiliz. Eğer ki görmezden gelirsek görevini yapmayan yetkililerden hiçbir farkımız kalmaz. Vatandaş çok şey istemiyor aslında.
ALTINAY İSMİ BİR SOKAĞA VERİLSİN
Torbalı’da “siyasetin ulu çınarı” denilince akıllara ilk önceAsuman Altınay gelir. Hayatının 40 yılı aşkın zamanını siyasete adayan Altınay, Torbalı’nın birçok sorununa çözüm olmuştur. Siyasi bağlantıları sayesinde yüzlerce kişiye iş istihdamı yaratmış siyasetin sembol isimlerindendir. Uzun yıllar DYP’nin İlçe Başkanlığını yapmış, İl Genel Meclis Üyeliği ve Belediye Meclis Üyeliği görevlerinde bulunmuş birisidir.
Eski Belediye Başkanı Hasan Karatoklu rahmetli Hüseyin Kaplan’ın adının ölümsüzleşmesi ve yaşaması adına Torbalı Mahallesi’ne yapmış olduğu bir tesise adını verdi. Yine 10 yıl Belediye Başkanlığı yapmış İsmail Uygur ise Aydın Sezer isminin yaşatılması adına yapmış olduğu kalıcı eserlerden birine adını koydu. Geçmiş yıllarda siyasete ömür harcamış, birine yardımcı olurken siyaset gözetmemiş “Koca Mehmet” lakaplı Mehmet Çakoloğlu’nun da isminin yaşatılması gerekir. Unutmayalım ki bu dünyada hepimiz faniyiz, Asuman Altınay’ın da sağlık durumunun iyi olmadığını duyuyorum. Torbalı Belediyesi böyle bir girişimde bulunursa bir eser, cadde ve sokağa isminin verilmesini sağlarsa Asuman Altınay da dünya gözüyle bu girişimi görsün isterim. Kişi ölür, eser kalır Asuman Altınay, Torbalı’nın geçmiş 40 yılına damga vurmuş unutulmaz siyasetçilerindendir. Siyasetçilerimize saygı duymakla sahip çıkamayız, bu kişilerin isimlerinin Torbalı’da yaşatılması siyasetçilerin asli görevlerindendir diye düşünüyorum.
OKUL ÖNLERİNDE FRENE BASIN
Malumunuz okullar açıldı… Her gün binlerce aracın trafikte seyrettiği Torbalı’da bazı sürücüler kendini rallici sanıyor adeta… Sevgili sürücüler, bugüne kadar yaptığınız hız yeter… Bastınız gaza, keyfinize baktınız ama artık lütfen frene basın. Torbalı’da özellikle sabah-öğle-akşam saatlerinde okul önlerinde yüzlerce öğrenci oluyor. Bu yolları kullanan sürücüler ayağını gazdan alıp frene doğru çekmezse birçok kişinin canı yanabilir. Hepimizin evladı var, dizleri kanasa bizim içimiz yanıyor. Kasisler falan var ama yine de en büyük görev sürücülere düşüyor. Hız yapmak isteyen kendini düz ovaya atsın. Sizin işiniz 5 dakika erken görülecek diye kimsenin çocuğunun canı tehlikeye girmek zorunda değil. Eski İzmir Caddesi, Hastane Sokağı, Hastane Kavşağı, Torbalı Caddesi gibi öğrencilerin sık kullandığı bölgelerde hız yapmak çok sakıncalı. Dikkat ettiyseniz birçok veli çocuğunu okula kendi elleriyle getiriyor. Çünkü ne trafikteki şoförlere, ne de dışarıdan ona gelecek tehlikelere maruz kalmak istemiyorlar. Çok da haklılar.