Nostalji yazarı gibi oldum son günlerde farkında mısınız? Torbalı eskiden böyleydi, nüfus 16.700’ler de seyrediyordu. Belediye Meydanı, Yazlık sinema derken yakın tarihi özetlemeye çalışıyoruz. Siz şikayet etmeden ben yazayım istedim. Ancak bir konu daha var ki yazmadan geçemeyeceğim. Her bahar gelişinde yazlık sinemalar da hazırlıklar yapılırdı. Bizler ise sinemada sade gazoz ile çekirdek çitleyeceğiz diye sevinir dururduk. Sinemanın dışında ise elmalı ve pamuk şeker satan kişiler olurdu. Torbalı Belediyesi her sene 15 gün yazlık sinema yapabilir, makul bir ücret ile Torbalı halkına hizmet etmiş olacaktır. Alman Bahçesi yazlık sinema için çok uygun. Torbalı halkı hiçbir zaman salon insanı olamadı, salonları benimsemedi. Torbalı halkı kışın dışarda olmayı sevmez. Kafeteryalar bile yazları dolup taşar, özellikle Ramazan ayında sabahlara kadar açık kahvelerde oturur sohbet eder. Gazi Çamlığı’nın içerisinde açılan fuar ise hergün dolup taşar mı? Uzun yıllardır Torbalı’da fuar düzenlenmiyor, Torbalı halkı fuar özlemini gidermek için bir çaba harcamıyor. Torbalı halkı harcamıyor ama belediye başta olmak üzere bazı kurum kuruluşlar Gaziemir’de kurulan fuar da stand açmak için heder oluyor. Torbalı Belediyesi tanıtım amaçlı stand açıyordur, tanıtım zaten tavan yapmış durumda sloganı bile var ilçemizin “cazip kent” Torbalı. Bazı firmalarda var özellikle eğitim kurumları öğrenciyi Torbalıya çekmek istiyorlar, hak veriyorum neticede rekabet yapıyorlar. Sanırım Torbalı’da fuar açılmasının vakti zamanı geldi geçiyor mu ne?
TORBALI MAHALLESİNE 90 YIL SONRA GÖÇMEN YERLEŞTİ
İstiklal Savaşından sonra Lozan’da 1923 tarihinde Türkiye ile Yunanistan arasında bir sözleşme ve protokol imzalandı. Bu sözleşme ve protokol Türk-Yunan nüfus mübadelesi’ne ilişkindi. 1 Mayıs 1923 tarihinden başlayarak Türk topraklarında yerleşmiş Rum-Ortadokslar ile Yunan topraklarında yerleşmiş Müslüman Türkler zorunlu göçe tabi tutuldular. Torbalı Göçmenlerin toplanma merkezi gibi. Bulgaristan, Makedonya, Yugoslavya, Yunanistan göçmenlerinin yanı sıra oldukça Suriyeli vatandaşın yaşadığı bir memleket. Torbalı’nın yerlisiyim diyen kişilerin neredeyse tamamı göçmen. Torbalı’ya göçmenler yerleşmeseydi nasıl gelişirdi. Torbalı şu an atıl bir durumda olurdu bilinmez. Torbalı İstanbul gibi yerlisi yabancısından az. İstanbul’a gidin İstanbullu arayın bulmakta zorluk çekersiniz. Torbalı’da da Torbalılı bulmakta zorlanacağınız kesin, yerlisi yabancısı olmuş durumda. Şimdi sizlere İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Torbalı istasyonunda istimlak ettiği otopark yapacağı arsayla ilgili bilgi vereyim. Arsayı yok pahasına aldı. Vatandaşa sahip çıkmak bu değil peşinen söyleyeyim. Evleri boşaltan muhacirler kendilerine başka yaşam alanı satın aldılar. Boşaltılan binaları Suriyeliler işgal etmiş durumda. 90 yıl öncesinde Torbalı’ya gelerek dişinden tırnağından artırarak yaptığı binaları yok pahasına alan Büyükşehir Belediyesi Suriye işgaline engel olamıyor. Yarın ne olacağı belli değil. İlerleyen yıllarda hangi ülkede sıkıntı çıkacak ve kimlere kucak açacağız hiç bilmiyorum. Türk ve Müslümanın yaşadığı topraklarda zulüm edilmeyen yer kaldı mı çok merak ediyorum.
ZAMAN BİRLİK ZAMANI
GAZİ Mustafa Kemal Atatürk ne demişti? “Köylü Milletin efendisidir” demişti. Peki, görünen tabloda durum böyle mi? Kesinlikle hiç mi hiç alakası yok. Torbalı’da eskiden çiftçi pamuk eker, 3 ay çalışır; 12 ay paşalar gibi yerdi. Çiftçi az çalışır, devlet memuru mesai bitimiyle ek işte çalışır ama yine de çiftçideki rahatlığı göremezdi. Şimdilerde zannedersin dünya tersine döndü. Devlet memuru 8 saat çalışır, senelik izninde ise yurdun dört bir yanını gezer. Haftada 5 gün çalışır, keyfinden ise ödün vermez. Hükümetlerin çiftçiye eziyeti diyeceğim ama verilen primler göz ardı edilecek gibi değil. Ama üreticinin esas kanını emen çiftçinin malını toplayan büyük şirketler. Dün gazetemizin manşetinde yer alan “Domates şoku” haberini okumuşsunuzdur. 250 kuruş ile başlayan sezon 175 Kuruş’a kadar düşmüş, serbest piyasa diyeceksiniz ama yerim öyle piyasayı. Simsarlar fiyatı düşürüyor, çiftçi malı vermezse ürün tarlada kalacak. Torbalılı üretici acilen toparlanıp bir kooperatif kurup yetiştirdiği ürünün fiyatını kooperatif aracılığı ile belirlemeli. Ancak kurulacak olan kooperatif siyasetçilere teslim edilmemeli, düzgün, dürüst çiftçinin hakkını yemeyecek ismi temiz biri ile yürümeli. Yoksa sonucu benim anlatmama gerek yok, sonra bu simsar tüccarları bile mumla arasınız.