Adem Aksakallı

GALATASARAY'I TEBRİK EDİYORUM

Adem Aksakallı

Bir Fenerbahçeli olarak yazıya Galatasaray’ı tebrik ederek başlıyorsam benim taraftarlığımda bir sıkıntı vardır. Ancak 3 Temmuz da Fenerbahçe’nin başına çorap örülürken tırnaklarını birbirine sürten Galatasaraylıların ise bu sezon başına çorap ördüler. UEFA sırasıyla 3 büyüklere büyük bir fatura kesti ve Türk futbolunun 15 yıl gerilemesini sağladı. Buraya kadar aynı fikirde miyiz? Muhtemelen aynı düşünüyoruz. Gelelim Fenerbahçe Braga maçına. Hiç boş yere sızlanmanın anlamı yok, hakemi suçlamak bize turu geçirmiyor. İstanbul’daki karşılaşmada bir değil iki atacaktın sıkıntıyı kökünden çözecektin. Hakemin maçı katlettiğini bende çok iyi biliyorum, maçı seyreden herkesin sinirleri alt üst oldu bu kadar taraf tutulmaz. Galatasaray UEFA kupasını alırken hiç haksızlıkla mücadele vermedi mi? Hassas olduğumuz şu günlerde birlik ve beraberliğe çok ihtiyacımız var. Ülkemiz üzerinde ne tür oyunlar oynanıyor çok net bir şekilde belli. Ancak bazı Galatasaraylılar hala kızdırma derdinde, ben bu art niyetli Galatasaraylılara kızmıyorum. Ankara’da bomba patlıyor 37 kişi ölüyor, siyaseten faydalanmak isteyen kişiler MİT ve Hükümeti suçlu buluyor. Recep Tayyip Erdoğan gitmeli diyor. Tayyip bir giderse başına gelecekleri hayal etmen bile zor. Her neyse Galatasaray bu başarıyı elde etti. Dış güçler masa başında bu işi ayarladı değil mi, peki bundan 101 yıl önce masa başı planları Çanakkale sularına gömülmedi mi? Gömüldü ama o zamanlarda memlekette inanç, itikat ve en önemlisi birlik beraberlik ve vatan sevgisi vardı.

                                               TORBALI’DA KORSAN TAKSİ

Bir yaşıma daha girdim, şehir içinde korsan Taksi çalıştığını duyunca. Biliyorsunuz ki şehir içi dolmuşları tek güzargah üzerinde çalışıyor. Faaliyette olan güzergâh neredeyse 20 yıllık, ilk önce Perşembe günleri Torbalı Mahallesi ve Alpkent Mahallesi’nde çalışan araçlar yoğunluk artınca diğer günlerde Belediye denetiminde çalışmaya başladı. Torbalı Mahallesi’nde hala Rahmetli Adnan Bağc’ının mavi dolmuşu konuşulur ve mazileri anlatılır. Aslında Torbalı Mahallesi’nde Çetin Çorapçıoğlu’nun taşımacılık anıları var izin alıp yazalım da gülmekten midenize kramp girsin. Şehiriçi araçları kırmızı beyaz vatandaşa hizmet etmeye başladığında ilçenin nüfusu 55-60 binlerde seyrediyordu. Bugün gelinen noktada ilçenin nüfusu 157 Bin olmuş ve hala aynı güzargah işlemekte, araç sayısı ise 25’den 40’a yükselmesine rağmen hala tek güzergah. Şimdi ne başladı biliyor musunuz korsan taksicilik başladı evet korsan taksi. Bundan 2 sene önce Torbalı İstasyonu’na inen yolcu Yazıbaşı veya dağ köylerine gidecek olduğunda istasyonda bekleyen korsan taksi ile seyahat ediyordu. Mahalle sakinleri çok iyi bilir iddia eden olursa isimde veririz evvel Allah. Şimdilerde sadece Torbalı İstasyonu’nda değil, kartvizit bastırıp seyyar taksicilik yapanlar var. Neden oluştu bu korsan taksicilik burası İstanbul veya İzmir merkez mi? Hayır illa ki değil ama şehir içinde ulaşım sıkıntısı var. Bu iş nereye gider bilmem ama bildiğim ve gördüğüm tek gerçek ilçenin en büyük derdi ulaşım ve trafik.

İLÇEDEKİ EN İYİ YALANCI KİM

Vakitlerden bir vakit padişah, çağırmış tellalları, “Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!” diyerek ilanını halka duyurma emri vermiş. Yalan güzel bir şey değil; ama padişah bu ilanla zeka testi yapacakmış. Yarışma zamanı gelince padişah, katılanları teker teker huzuruna çağırmış. Biri, kendinden emin bir şekilde yalanını söylemiş: “Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.”.

Padişah: “Bunun neresi yalan? Kuş kartaldır, aslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabi!”. İkinci yarışmacı, “Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar.” demiş demesine; ama padişah buna, “Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Tac da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Tac kimin kafasındaysa kral odur tabii!” cevabını vererek bunun yalan olmayacağını ifade etmiş. Bir başka yarışmacı da, “Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!” diyerek yalanını ortaya koymuş. Amma velakin padişah, buna da bir cevap vermiş: “Senin ok, bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce ok, takılacak yer bulamayıp yere düşmüştür.” Böylece padişah, her yalana geçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha “Bu yalandır!” dedirtememiş. Ancak son yarışmacı hariç. Son yarışmacı: “Padişahım, siz benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştınız. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır derseniz ödülümü veriniz. Yok, bu dediğim yalan değilse o zaman borcunuzu ödeyiniz!”.

İşte sevgili okurlar yalan söylemekte bir meziyet, ancak yalancı her ne kadar zeki olsa da padişah zekasına hayran kalmamak mümkün değil. İlçemizde siyaset yapan, yaptığı işin hakkını veremeyen kişilerin arkasını toparlayan birileri olmasa, memleket panayır alanına dönecek. Neyse ki iş bilen hatrı sayılır kişiler var yoksa bu kadar yalakanın etkisi ‘güç zehirlenmesi’ yaşatır.

 

Yazarın Diğer Yazıları