İzmir Aydın asfaltı üzerinde bulunan özellikle Yeşilköy civarı, yol kenarında bulunan işletmelerden bahsediyorum. Geçtiğimiz gün İzmir’deki bir toplantıdan gelen iki arkadaş karnı çok aç olduğu için değil, tadımlık olsun diye durur ve iki kokoreç söylerler. Kokoreç’in yanına da iki şalgam suyu. Masaya ikram olarak turşu çeşitleri gelir. Her neyse uzatmanın bir anlamı yok hesabı ödemek istediklerinde 18 TL verirler. Ben olsaydım “Zarar etmiyorsunuz değil mi” derdim.
Sadece bu iki arkadaş değil şikâyetçi olan. Eşi ve çocuğu ile bu mekanlardan birine giden arkadaş ise bana telefonda aynen şunları söyledi ‘Kokoreç mi yedik güveç mi belli değil.Lütfen gazeteci olarak olaya bir el atın’ dedi. Her mekanda fiyatlar aynı mı bilmiyorum ama “Yolcu işi” kuralı tam gaz devam ediyor. Sanırım Torbalı Belediye Zabıtaları denetime gitmiyor. Ayrıca serbest piyasa denilen bir şey var. İşletmecilerde Torbalı’ya çok uzak zabıtalar denetime gelmez diyerek istediği gibi at koşturuyorlar. Madem fiyatların arkasında duruyorsunuz o zaman mekânların önüne “Yarım ekmek kokoreç 9 TL”diye bir tabela yazın da bakın kimse duruyor mu? Zabıtaya uzak kaldığı için denetimler olmayabilir.Anlıyorum derdinizi ancak biz gazetecilerin bu konuyu haberleştirmesine engel değil. Tekrar uyarıyorum yol kenarında kokoreç isteyen kişiler güveç yiyecekmiş gibi hazırlıklı olsun. Çok zor durumda kaldınız önceden fiyatını sorun. Sormadığınız takdirde hesabı öderken pişmanlık duyacaksınız.
İZMİR’İN FATİHİ TARKAN TÜRKMEN
Torbalı’da uzun yıllardır medya sektöründe hizmet veren Tarkan Türkmen, bundan böyle İzmir’de de Özgür Ege Gazetesi ile faaliyet gösterecek. Torbalı’nın gündemini İzmir’e taşıyacak olan Türkmen, geçtiğimiz hafta bürosunun açılışını da gerçekleştirdi. Açılış töreninde onlarca ismi de bir araya getirdi. Adnan Yaşar Görmez, Abdulvahap Olgun, Nurettin Albaş gibi birbirleri ile araları soğuk olan birçok isim, Türkmen’in açılış töreninde bir araya geldi.
Torbalı’nın Kara Mehmet’i, gibi isimlerle anılan Tarkan Türkmen, yakında ‘İzmir’in Fatih’i’ olarak anılmaya başlar. Torbalı’nın gündemini İzmir’e taşıyıp, İzmir’in de gündemini belirler.
Türkmen’in açılış töreninde Vali Mustafa Toprak, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, AK Parti ve CHP’nin il başkanlarını göremedim. Sanıyorum ki henüz Tarkan Türkmen’i tanımıyorlar. Yakında tanırlar. Hem ziyaretine giderler, hem de kendisine plaket verirler. Tarkan Türkmen hırsı ve azmi ile yakında ismini tüm İzmir’e duyurur. Önemli bir anekdotu atlamayalım Tarkan plaketi alır.
Yıllarca hakkında o kadar laf dendi, yeri geldi gazetesi kapandı, önüne her türlü engel çıktı.Ama o hiç pes etmedi. Gün geldi tek kaldı.Tek başına korkmadan herkesi eleştirdi. Haklı olduğunu zaman gösterdikçe de herkes bir bir tekrar yanına geldi. Tırnaklarıyla kazıya kazıya tüm olumsuzluklara rağmen İzmir’e de Torbalı’nın bir gazetesini açabilendir.
DEMOKRAT PARTİ’NİN DE ADAYI HAZIR
Torbalı birçok açıdan bakıldığında diğer ilçelere nazaran çok farklı bir yerdir. Torbalı halkıda siyasetçisi de oldukça çalışkandır. Torbalı’da hangi seçim olursa olsun bir seçim bitti mi, ertesi gün aynı seçimin çalışmaları başlar. Pardon düzelteyim Latif Pazarcı tek başına yapar seçimleri ve kimsenin gözüne batmaz yaptıkları. Rakibi olmayan tek adamdır, hatta tek rakibi THY esprisini yapabiliriz.
Torbalı’da ise tablo 2014 yılında değişti, öncesinde iki parti vardı.Biri DYP diğeri ise CHP. Biri seçimi aldığında diğeri ertesi gün başlardı muhalefete ve çalışmalara.Bu iki partinin yarışına AK Parti de katıldı. Gerçi Doğru Yol Partisi adını değiştirerek Demokrat Parti oldu ancak eski gücü yok. Genel seçimlerde baraj yüzde 5’e çekilse bile barajı aşma şansı hiç ama hiç yok. Meral Akşener’in önü kesildiği gibi Demokrat Parti’ye geçerse bir umut ama çok zor. 2004 yılında Belediye seçimlerini kaybeden Demokrat Parti’yi ilk defa bu kadar heyecanlı görüyorum. Düğün ve cenazelere ekip halinde gittikleri gibi mahalle ve köy gezilerine de başladılar.
Şuan da yönetim kurulu üyesi olan MHP kökenli Hüseyin Dal kendini belediye başkan adayı olarak tanıtmaya başladı. Hüseyin Dal’ı ilk önce bende ciddiye almamış işin makarasını yapıyor zannetmiştim.Fakat geçtiğimiz gün matbaaya giderek şimdiden kendine bir kartvizit bastırmayı da ihmal etmemiş. Torbalı Hüseyin Dal’ı kır bekçiliği yaptığı dönemlerden tanır, emeklide oldu olacak.Kısacası iki ay sonra piyasada.
POLİTİKACILARIN ADI ÇIKMIŞ BİR KERE
Vatandaşın geneline baktığında politikacılara güveni yok. Ancak siyasetçilerin açıklamaları ve söylemlerine o kadar çok önem verir ki can kulağı ile dinlerler. Politika sözünün Yunanca da “Devlet yönetme sanatı” olduğunu biliyoruz.Politika ülkemizde “Adam kullanma sanatı” anlamına geliyor diyebiliriz. Politikacıları sevmeyen çok kişi var, yanlış yoldalar. Bu durumu esprili bir fıkra ile sonlandıralım.Politikacılara güven duymak gerek. Neticede gecesini gündüzüne katıp canhıraş çalışanlar var.
Politikacı bir grup, otobüs ile bir seminere katılmak üzere yola koyulur.
Yolda otobüs şoförü bir kaza yapar ve bir çiftçinin arsasının hemen yanında devrilir.
Bunu gören çiftçimiz, büyük bir çukur kazar ve tüm politikacıları oraya gömer.
Bir kaç gün sonra, o civardan geçen bir polis, kaza yapmış otobüsü görür, çiftçiye de politikacıların nerede olduğunu sorar.
– Hepsini gömdüm der çiftçi.
– Peki, hepsi ölmüş müydü?
– Valla abi, bazıları ölmediklerini söylüyorlardı, ama bilirsin ne kadar yalancı olduklarını bu politikacıların!