Kurulan Kurban pazarı İzmir’in en büyük pazarı değil, ilk önce bunu düzeltelim. Bazı gazeteci arkadaşlar haber servis ederken “bölgenin en büyük pazarı” başlığını atarken en azından Ödemiş’i unutmayacak. Gecenin bir yarısında başlayıp gün aydınlanmadan biten pazarlar var. (Gerçi bu arkadaşlar bisikletlerin pedallarını hiç Ödemiş’e doğru çevirmediler.) Her neyse Pazarda sadece Belediye denetim yapmaz, İlçe Tarım da satış için gelen tüm kurbanlıkların sağlık durumlarıyla ilgili denetimleri yaparlar. Ancak her nasıl bir denetim yapılıyorsa satılık olan bazı hayvanlara gebelik aşısı yapıldığı bazı celepler tarafından bana iletildi. Küçükbaş koç olmadan büyükbaşın ise dişi kapak atmadan kurbanlık olmayacağı da sanırım araştırılıyordur. Ama bazı satıcılar denetim esnasında bu kurbanlık değil adaklık diyerek denetimlerden geçiyormuş. Unutmayalım ki adaklık pazarı değil orası adı üzerinde kurban pazarı. Hayvanların künyeleri de araştırılmalı malum damlardan çalınan birçok hayvan var. Torbalı Emniyeti pazarcıları sahte para konusunda uyarıp, eğitim verdi mi. malum para alışveriş sirkülasyonu yoğun olur kapkaççılara karşı önlemler alındı mı? Tüm bu tedbirler kurumlar tarafından alınmıştır önemli olan vatandaş kendi önlemini alsın. Kurbanlık alıp bırakacak yeri olmayanlar fazla kaparo vermesin sonra üzülürse beni de aramasın.
ERTUĞRUL 3070 SOKAK TA İŞGAL VAR
Yaşadıkları duruma üzülüyoruz ancak yaptıklarına da bazen tahammül edemiyoruz Suriye’li vatandaşların. Zor Allah kimseyi öz yurdundan ayırmakla sınamasın çekilir gibi değil sürdükleri hayat. Ertuğrul Mahallesi 3070 sokak sakinleri beni telefonla arayarak davet ettiler. Sokak ta terk edilmiş yaşanması zor viran bir evin birileri tarafından Suriyelilere kiraya verildiği evi bana gösterdiler. 100 metrekare olmayan bir yerde 15 kişiden fazla kişinin kaldığını, eve gelen gidenin belli olmadığını söylediler. Evde kalan Suriyelilerden biraz Türkçe bilen birisiyle kişi başı günlük 5 TL kirayla oturduklarını anlattı. Kirayı alan kişi ise ev sahibi değil, binanın gerçek sahibi ise İstanbul da yaşayan birisi, komşuları durumu anlatınca İstanbul’dan gelerek Belediyeye gidip dilekçe vererek binanın yıkımını istemiş. Dilekçesinde yarın burada doğacak olan hiçbir olaydan sorumlu değilim yıkım talebimi gerçekleştirin gibi beyanda bulunmuş. Ev sahibi hassas ve titiz biri olmalı ki olabilecek her türlü sorumluluğu üzerinden atıp Belediye yetkililerine topu atmış ve uçağa atlamış gitmiş. Ama bazen de yaşanan dramlar karşısında yapılabilecekleri sadece devletten değil de millet olarakta ne yapabiliriz acaba.
BİRİ KUBİLAY’A SAHANIN ÇİM OLMADIĞINI SÖYLESİN
Pazar günü oynanan Yeşilova maçını seyretmek için akşamdan arkadaşlarla program yaptık, kahvaltıdan sonra telefonum program için çaldı. Oktay Sümer, Burak Akkol, İbrahim Demir ile birlikte çekirdek ve suyumuzu alıp maça gidecektik. Son dakika ekibe Sedat Karaman da dahil olduğu iyi oldu birçok siyasi kulis bilgileri verdi. Yarın öbür gün iznini alırda yazarsak Torbalı baya bir karışacak, sonuçta Sedat Karaman kara kutu gibi. Kubilay Kaplan’ın da aynı hevesle maça geldiğini tribünde gördüm. Kubilay’ın bu güne kadar maç analizi yaptığını okumadım . İyi ki okumuşum, baya eğlendim. Sahadaki halının çim olduğunu, rakibin ise 300 Spartalı filminde ki gibi olduklarını yazmış. Kısacası Torbalıspor’u ironisine malzeme edeyim derken, benim gibi birkaç kişiyi de gülmekten kırıp geçirmiştir. Gerçi takım sağ ve sol kanattan ataklar yaparak bizlere bir resital izletseydi kesin Belediye Başkanının da pastada payının olduğuna değinirdi. Skor böyle olunca işi yönetime, teknik heyete ve Özgür Çağlar’a yıkmış oldu. iki hafta sonra yine merakla Kubilay Kaplan’dan maç analizi okumak istiyorum ama bu sefer çim değil ‘suni çim’ yazmasını öneriyorum.
Kubilay’dan bir ricam olacak. Ne olur Övünç Demir ile ilgili yazı yazma, niyetin çok kötü sırıtıyor.
CUMHURİYETTE BÜYÜK SIKINTILAR VAR.
2000’li yıllarda Mahalle oldu daha önceleri kuş uçmaz kervan bir yerdi. Şimdilerde Torbalının en düzenli Mahallelerinin başında geliyordur. Torbalı Mahallesine sınır olan Cumhuriyet Mahallesi o kadar çok genişledi ki önümüzde ki 10 yıl içerisinde Torbalı’nın en büyük mahallelerinden olacak gibi. Tabi sıkıntı ve dertleri böyle anlattığımız şekilde değil. Abdülhamid Han tarafından ekilen Barış Yapı önünde ki sulfataların asırlık olduğunu biliyoruz. Bu sulfatalar yıllardır kesilir ancak ne hikmetse yerlerine yenileri ekilmez oldu. Haliyle kökleri de oldukça yaygınlaştı yolun dengesini bile bozduğu oluyor. Kesilen ve köklenen ağaçlar Mahallenin elektriklerinin kesilmesine ise sebep oluyor. Özellikle akşamları büyük sıkıntı yaşatıyor. Barış yapı sitesi içerisinde ikamet eden kamyoncular park yasaklarından ötürü sıkıntı yaşıyorlar. Halk yapı ve arkasında kalan bölümde ise su patlakları ve yolun asfalt olmayışıyla birlikte yürünemeyecek bir hal almış durumda. Mahalle Muhtarı Atatekin Doğan mahallelilerin şikâyetleri ve istekleri arasında boğulmuş durumda. Hava karardığında ise uyuşturucu ticaretinin okul etrafında yapıldığıyla ilgili ise aileler çocukları için büyük tedirginlik yaşıyorlar. Kısacası her Cumhuriyet Mahallesinin her kurumdan beklentileri ve istekleri var