Adem Aksakallı

MEMLEKET YANGIN YERİ

Adem Aksakallı

ACININ rengi,iktidarı ve muhalefeti olmaz. Bu vatan kolay kazanılmadı. Düşman işgalinden kurtuluşumuzun 93. yılını gururla kutlamamız gerekirken ciğerimiz yandı. Bir milletin 16 evladı birden hakkın rahmetine kavuştu. Dünde 12 polisimiz şehit oldu. Herkese nasip olmaz şehit mertebesine ulaşmak.Ama herkes gururla karşılamaz oldu şehidini. Bugün bir Yarbay bile kardeşi şehit olunca isyan ediyorsa gurur duyduğumuz Çanakkale ruhundan eser kalmamıştır. Bizler vatan için canını hiçe sayan Nene Hatun ve Seyit Onbaşı’nın torunları,savaşmak için değil ölmek için emir alan ecdadın torunları değil miyiz? Çanakkale’de kanları dökülen Avusturyalı askerlerin analarını Gazi Mustafa Kemal Atatürk mektubunda; “Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır” demedi mi? Bugün siyaset zamanı değil acıyı birlikte yaşama zamanıdır. Mardin’de halk birlik olup Türk Bayrakları ile konvoy yapıyorsa, Şırnak’ta köprüleri yıkılan vatandaş terörü lanetliyor eylem yapıyorsa, Hakkari’de eşiyle birlikte rehin alınan askeri halk PKK’nın elinden alıyorsa ülkenin her yerinde birlik olup teröre tepki koyma günüdür.Siyasi parti liderlerine saydırma günü değil. Bizler eğer ki içimizde ayrımcılığa başvurur siyasileri hedef alırsak bu oyunu destekler bölünüp gideriz. Bölünürsek ne Türk Bayrağı dalgalanır ne de minarelerden ezan sesi işitiriz.

UYANIN, HAÇLI SEFERİ GÖREV BAŞINDA

600 yıl hükümdarlık süren Osmanlı’nın çökmesi için 100 yıl mücadele veren İslam’a nefretle bakan Türk’ü barbar olarak dünyaya tanıtanlar Çanakkale’de yerle bir oldular. Bizler gemileri karadan yürüten, Dünyaya nam salan bir neslin torunlarıyız. İçimizde iman ve vatan sevgisi azalırsa sonumuz hazin olur. Dış güçler,ülkenin birliğini bozmak için 1980’de kardeşi kardeşe kırdırdı, ülkemiz 30 yıl geriledi. 1990’lı yıllarda ise finansal destek verdiği PKK terör örgütü güya Kürt halkının haklarını aradığını söyleyerek birçok cahil insanı kandırdı. Çözüm süreci ile Kürt hakları verildi. Peki, bu neyin kavgasıdır. Bu senaryoya inanan Kürt kardeşlerimiz Yahudi ve Ermenilerle aynı cephede yer alarak aynı bayrak altında yaşayan Müslüman kardeşlerine pusu kurdular. Oysaki bundan 93 yıl önce Çanakkale’de kuru ekmek ve üzüm hoşafı ile günlerce savaşarak Vatan topraklarına düşman askerinin girmesine engel oldular. İki cephe arasında kalan yaralı düşman askerine bile yardımcı olan kişiler bugün nasıl bu hale geldi? Alnı secdeye değen bir kişi Ermeni ile aynı safta yer alıpülkesine ihanet ediyorsa senaryonun ne kadar büyük olduğunun göstergesidir. Bu ülkenin bölünmemesi, Türk Bayrağının dalgalanması İstiklal Marşı ile ezanın okunması için birlik olmalıyız.Devlet bu saatten sonra tevazu gösterecek değildir, bölgede yaşayan Kürtler artık tepkisini gösteriyor, Dağlıca’da olay yerine giderek yaralı askerlere yardım ediyor. Burada sırça köşklerde yaşayanlar bölge halkına hain damgasını vurmasın, yürek ister orada olay yerine gidip Türk askerine yardım etmeye.

HAİN SENARYO YAZAR, HALK OYUN BOZAR

Bu millet ne oyunlar bozdu canını dişine taktı, yalın ayak savaşarak kurtardığı toprakları bir daha kaybedecek değil. PKK’ya sempati duyan göğsü iman dolu kardeşlerime soruyorum, sizce PKK kimin haklarını ve çıkarlarını düşünüyor? 1980’de sağ-sol savaşının bitişini gören dış güçler bu sefer Türk-Kürt savaşı için geçerli bir senaryo yazdılar. Bu senaryoyu bozmak için siyasileri suçlu ilan etmenin kimseye faydası yok. Açılım sürecini başlatan Erdoğan ile Öcalan’ın asılmaması için imza atan Bahçeli günah keçisi ilan edilmemeli. Siyasiler her ne karar verdilerse ülkenin birlik ve beraberliği için verdiler. Bu tür kararları vermek için insanda yürek olacak yürek. Biz halk olarak önce şunu idrak etmeliyiz PKK Kürt halkının temsilcisi değildir. PKK terör örgütünü kim besleyip finansal destek verdi? HDP’nin söylemleri ile PKK’nın eylemleri birbirini tutmuyorsa demek ki HDP, PKK’nın güdümünde değil. Kürt-Türk savaşı olarak başlatılan senaryonun merkezine AKP, MHP ve CHP çekilmektedir. Suçlu ve masum aramaktan vazgeçip birlik olmalıyız ancak bedelli askerlik yapan bir milletvekili de lütfen çıkıp, “şehitler ölmez vatan bölünmez” demesin. Teröre tepki mitinglerinde ise siyasi slogan atılması, alkış tutulması ise kültürümüze yakışır bir hareket değil. Dinimize göre şehit olan birinin arkasından gözyaşı bile dökmememiz gerekirken bizler işi siyasallaştırıp alkışlıyoruz. Bu oyunu bozmanın tek bir yolu var birlik olmak, herkes istediği yere çekerse mutlu olan başka birileri olacak. Tepkimizi ortaya koyarken memleketimizin birlik ve beraberliğine zarar verecek hareketlerden kaçınmalıyız.

Yazarın Diğer Yazıları