Adem Aksakallı

TERÖRE LANET, BİRLİĞE DAVET

Adem Aksakallı

TERÖR olaylarına karşı Torbalı’da yapılan yürüyüşler iyi geçti. Ama Türkiye genelinde çok büyük olaylar oldu. Yakmalar, yıkmalar, mala zarar vermeler bu millete yakışmaz. Düzgün bir şekilde tepkimiz ortaya koyamadık. Gerçekten de çok üzücü. Teröre karşı tepkimiz elbette dile getirmeliyiz. Hem de en sert şekilde. Ama bu tarz durumlarda milletimizin birlik ve beraberliğine zarar verecek hareket ve davranışlardan kaçınmalıyız. Zaten devletimiz asker ve polisi ile gerekeni yapıyor. Teröre karşı yoğun bir mücadele var. Ama kürt vatandaşlarımıza karşı yapılacak hareketler PKK’nın elini güçlendirir. PKK=Kürt yaklaşımı zarar verir. Bu ülkeyi Irak ve Suriye gibi karıştırmak isteyen dış güçlere prim vermemeliyiz. Ülkü Ocakları’nın Torbalı’daki yürüyüşünü izledim. Olaysız bir şekilde sona erdi. Keşke her yerde bu şekilde sona erseydi. Ama bazı illerde parti binaları yıkıldı, dükkânların camları kırıldı.

Urfa’da ayağındaki şalvarı ile yürüyüş yapan var. Yöre halkı PKK’ya karşı sesini yükseltirse işte o zaman bu iş çözülür. Aksi takdirde Diyarbakır Halep, Hakkari Kobani gibi olur.

Bu toprakları bölüp parçalamak isteyenlerin temel amacı bu memlekette insanların arasına düşmanlık tohumlarını ekmektir. Hepimiz uyanık olalım. Bu memlekette Türk’ün de Kürt’ün de Alevi’nin de Sünni’nin de birlikte yaşamaktan başka şansı yoktur. Ne Türk, Kürt’e; ne Kürt, Türk’e düşman olarak bu toprakları kendisine vatan kılamaz. Bu zor zamanlarda birbirimize daha fazla kenetlenerek terörün ve hainliğin karşısında dimdik durarak, evet içimiz kan ağlayacak ama bu vatanın birliği için hep beraber dostumuzu, düşmanımızı iyi bilerek yolumuza devam edeceğiz. Teröre inat, terör örgütlerine inat; hainlere inat, hainliklere inat daima barış diyeceğiz. Daima kardeşlik ve birlikte yaşama hakkını savunacağız. Teröre lanet, birliğe davet temel felsefemiz olmalı. Bu zor zamanları hep beraber milli dayanışma içinde birbirimizi incitmeyerek PKK’nın oyununa gelmeyerek bu oyunları bozacağız. Terör örgütünün bu silahlı maşaları temizlenene kadar milletimiz, sabır içerisinde güvenlik kuvvetlerine destek olacağız.

Biz bu Kurtuluş Savaşı’nı hep birlikte kazanmadık mı? Etnik kökenimiz ne olursa olsun, bu özgürlük zaferinde herkesin payı yok mu? Öyleyse bu kavga, bu kin, bu nefret niye?

MUHTARA ÇÖZÜM GEREK

Mahallelerdeki sorunları öğrenmek adına Muhtarları geziyorum fırsat buldukça. Mahalledeki sorunlara en vakıf kişilerdir muhtarlar, haber sıkıntısı çeken muhabir akşama kadar muhtarları gezse çok haber bulur. Buradan muhabirlere de bir tüyo vereyim. Alpkent Mahalle Muhtarı Hüseyin Aktaş’a uğradım, çünkü şehir içi minibüslerinden başka bir şikâyet gelmiyor Alpkent Mahallesi’nden. Muhtarlık bilindiği üzere yeni yerine taşındı, muhtara da bir “hayırlı olsun” demek istedim. Belediyenin yapmış olduğu muhtarlık binası çok kullanışlı değil, yeri biraz dar. İçeride otururken gelen bayanların rahatsız olduklarını gördüm. Muhtarlığın yanında bulunan yer ise Muhtarlık için gayet yeterli. Ancak yan tarafı Halk Eğitim Merkezine kurs için verilecekmiş. Halk Eğitim’den gelen yetkili kişiler yerin ufak ve yetersiz olduğunu, kurs için ise kullanışsız olduğunu söylemişler. Belediye ve Kaymakamlık yetkilileri de gider görürse Halk Eğitim için yetersiz olduğunu benim gibi göreceklerdir. Bence Halk Eğitim’e ayrılan yerin Muhtarlığa verilmesi çok yerinde bir uygulama olacaktır. Aslında Torbalı Mahalle Muhtarlığı hizmet binasında hizmet vermeye çalışan, tabelasında Alp Kent Postanesi yazan kuruma verilmesi gerek. Alpkent Postanesi yazan bir kurumun Torbalı Mahallesinde hizmet vermesi sizce de enteresan değil mi? Alpkent Mahallesi’nde hiçbir kurum hizmet vermiyor. Alpkent, kurulduğu ilk günden beri büyük sıkıntıların yaşandığı yerleşim merkezi. Çözülecek bu sorun ile mahalle halkı rahat bir nefes alacak.

MENDERES KARAKUYU’YU BİZE BAĞLAYIN

Menderes Karakuyu bize bağlı olmamasına rağmen birkaç kere haber yapma gereği duyduk. Karakuyu halkının bir referandum yaparak Torbalı’ya bağlanmak istediğini 5-6 sene önce haber yapmıştık. Geçtiğimiz gün yine Karakuyu esnaflarından Ahmet Alkan ile telefonda görüştüm. “Karakuyu’da kanalizasyon çıkışı var ancak bağlantısı olmadığı için boşa akıyor. Geçtiğimiz günlerde kendi imkânlarımız ile set çektik ama koku bölgeye büyük rahatsızlık veriyor. Çocuğum geçenlerde çukura düştü 38 gün hastanede kaldı. İl Sağlık Müdürlüğüne ve gerekli mercilere iletmemize rağmen çözüm bulunmadı. Bu konunun üzerine düşseniz de bizi bu dertten kullansanız, artık son umudumuz Büyük Torbalı Gazetesi” dedi. Bölgeye verdiği kokunun yanı sıra 5 dönümlük arazinin ise işlenemez hale geldiğini belirtti. İzmir’de görev yapan hangi meslektaşıma bu konuyu aktardıysam hiç oralı olmadı. Madem İzmir de ki gazeteci arkadaşlar bu olayı gündeme getirmiyor, yetkililer bu işin üzerinde durmuyor Belediye Başkanı ise arazi satışları ile ilgileniyor Karakuyu’yu bize bağlasınlar sorunları anında çözülsün. Ne olur? İki tane Karakuyu Mahallemiz olur. Birine aşağı, diğerine ise yukarı Karakuyu deriz.

Yazarın Diğer Yazıları