Adem Aksakallı

TORBALI'NIN KIZI TORBALI'DA KALSIN

Adem Aksakallı

TORBALI’DA ikamet edip ATV’de yayınlanan Esra Erol’un sunup hazırladığı izdivaç programında 8 aydır nasibini arayan Hanife Ömrüm Gürdal bir türlü nasibini bulamadı. 20 yaşındaki Hanife için gazetemizi ve beni gün içerinde arayan telefonunu isteyen birçok kişi var. Torbalı halkı çok utangaç; gazeteyi ve beni arayan kişiler programı arama cesareti gösteremiyorlar. Bence Hanife Torbalı’ya dönsün nasibini burada arasın, en azından damat adayını araştırıp bilgi sahibi olma şansı var. Bence Hanife Torbalı’ya dönsün ve diğer evlenmeyi düşünen kızlara da örnek olsun; hatta bir kampanya başlasın “Torbalı’nın kızı Torbalı’da kalsın.” Bu kampanyaya Torbalı yabancı değil, Esnaf Odası önderliğinde Ticaret Odası ile birlikte yapılan “Torbalı’nın parası Torbalı’da kalsın” kampanyası çok ses getirmişti. Günümüzde bekâr gençlerin sosyal medya üzerinden tanıştıkları kişiler ile flört edip hayatlarını birleştirdiklerine çok tanık oluyoruz. Ben bu internet üzerinden kurulan flört işlerine karşıyım, internet üzerinden alışveriş bile günümüzde dürüstçe yapılmıyor. Reklamlarda görüp beğenerek aldığımız telefonların yerine gelen kutudan salatalık ve çorap çıkarken damat adayının nasıl kişilikte çıkacağı belli mi? Anne ve babalar evlatlarını uyarmalı; profilde gördüğünüz resim hoşunuza gidebilir ama nasıl bir karakter olduğu hakkında yorum bile yapamazsınız. Torbalılı bekâr erkekler öyle bilgisayar başında oturup beklemekle nasiplerinizi arayamazsınız. Kampanyaya bir start verin ve Torbalı’nın kızı Torbalı’da kalsın. Torbalı’nın kızı Torbalı’da kalırsa zaten Torbalı’nın parası Torbalı’da kalacaktır.

                     GAZETECİYE YASAK KOYMAK İSTEYENLER VAR

GAZETECİLİK zor bir meslektir, etliye sütlüye karışmadan gazetecilik yapmaya çalışanların tarihte esamesi okunmamıştır. Gazetecilik mesleği ile uğraşan kişiler toplumun bazı kesimleri tarafından sevilse de bazı kesimleri tarafından sevilmez. Gazetecilik yapıp tüm kesimi mutlu eden bir kişi daha yeryüzünde görülmemiştir. Gazetecinin bir dünya görüşü, bir siyasi görüşü muhakkak vardır. Örneğin ben sağ görüşlü biriyim, 2009 seçimleri öncesinde Belediye Başkanı olarak görev yapan İsmail Uygur tarafları beni pek sevmez, eleştirirlerdi. Sağ görüşlü olduğum yüzünden Belediye yönetimi hakkında yazı yazdığım söylenirdi. Oysaki İsmail Uygur’un birçok çalışmasından övgüyle bahsederdim. Bu gün Belediye Başkanı Adnan Yaşar görmez hakkında övgüler yazarken eleştirdiğimiz de olmuyor değil. Sevgili okurlar kısacası kötü yazdıklarımız bilinir, iyi yazdıklarımız ise hiç göze gelmez oldu. Gazetemiz Muhabirlerinden AmedeAlpagut’u geçtiğimiz günlerde Cumhuriyet Savcılığına şikâyet bir vatandaş şikâyet etmiş. Şikâyetinde, “beni sık aralıklarla haber yapıyorlar” demiş, bu kişinin ismini vermek istemiyorum ama bu kişi 3 ay içerisinde 4 kere intihar girişiminde bulunuyorsa nasıl haber değeri taşımaz ve haber olmaz. Gazetecilik kalecilik gibidir. 10 tane topu çataldan alırsın taraftar seni ayakta alkışlar bir tane orta sahadan şut çekilir bacak arasından yersen tribünlerden ıslık sesleri ile yuh çeker ve çakmak atarlar. Kısacası gazetecinin seveni kadar sevmeyeni olur ve hiçbir kimseye yaranamazsın. Ancak burası Torbalı hiçbir siyasi ile ömür boyu küs, ömür boyu dost kalamazsın. Bir gazeteci kendi hırsını ve düşüncesini bir kenarı bırakıp mesleğini icra etmeli zaman kimin dost kimin düşman olduğunu gösterir.

ÇAYBAŞISPOR’A SAHİP ÇIKALIM

Sadece Torbalıspor değildir Torbalı’nın takımı. Bundan yıllar önce nüfusu 15 bin değilken bile bu memlekette iddialı 3-4 takım mücadele edermiş. Torbalıspor varmış ama Esnaf Spor da yabana atılacak türden değilmiş. Torbalı’da Kaplan Spor varmış. Ertuğrul Torbalı arasında geçen maçlarda nedense hep gerginlik olurmuş, bugün yine çok iyi değildir Ertuğrul ile Torbalı Mahallesi’nin arası. Geçtiğimiz günlerde Çaybaşıspor ne âlemde diye bir yazı yazmıştım, kulübün teknik patronu Ali Yılmaz’a bile ulaşmakta zorluk çeker olduk. Yakında maçlar başlayacak ancak ortada ne takım var ne de takımdan bir eser. Takımın antrenmanı var mı diye sorduğumda muhabir arkadaşlar hiç ses soluk çıkmıyor. “Havalar sıcak diye sabaha karşı antrenman yapıyorsa takım elimden çekeceğiniz var” diyerek makaraya vuruyoruz işi. Nasıl bir anlayıştır bir kulübün kapısına kilit vurulmasına göz yummak hiç anlamış değilim. Torbalıspor yönetimi bu soruna duyarsız kalmamalı, “biz Torbalıspor’un yöneticileriyiz, Çaybaşı bizi ilgilendirmez” derlerse bu ihale herkese yansır. Geçtiğimiz sene Play Off oynayan son maçta bir üst lige çıkma şansını kaçıran Çaybaşı bu sene antrenmanlara bile çıkamıyor. Bu konu bütün Torbalılı vatandaşları ve öncelikle siyasetçileri ilgilendirir, yarın bunun dedikodusu çok olur ilgililerin dikkatine. Çaybaşı Torbalı gibi kurumsal ve her alanda güçlü bir takım olmayabilir ama ancak Çaybaşıspor bu memleketin mozaiğidir ve böyle bilinmelidir.

Not: Vatandaşın şikâyetleri oluyor elimizden geldiği dilimizin döndüğü kadar yardımcı olmaya çalışıyoruz. Geçtiğimiz gün Alpkent Mahallesi’nde, “İZSU gölet yapmış” diye yazmıştık. İZSU yetkilileri gün içerisinde sorunu çözmüş, duyarlılıklarından dolayı teşekkür ederiz.

 

Yazarın Diğer Yazıları