Torbalı’da şöyle bir geriye gidecek olursak 40 yılı aşkın zaman önce gazetecilik faalmiş. 30 yıl önce ise Torbalı’da bir radyo olduğunu hayal meyal hatırlıyorum telefon ile bağlanıp istekler yapıldığını. Zamanla elimize eski gazete kupürleri geçiyor haberlerin altında Torbalı muhabiri Ertan Çelik ismine çok rastladım. Eski CHP İlçe Başkanı Ertan Çelik zor şartlar altında muhabirlik yaparmış. Hilal gazetesi ise 2004 seçimlerinde çok aktifti sonra ne olduysa kapandı. Büyük Torbalı Gazetesi ise 18 yıllık bir mazisi bulunmakta. 2004 yılından sonra Yankı, Ege, Torbalının sesi, Yeni Torbalı gibi günlük yayın hayatına başlayan gazetelerin yanı sıra haftalık 10 tane gazete yayın hayatına başladı. Şimdilerde yeni bir gazete girişimi daha var, yayın hayatına renkli olarak başlayacak gazetenin adı ne olacak bilmiyorum ama İmtiyaz Sahibi Feyim Özçelik olacak. Özçelik ulusal anlamda yayın yapan bir TV de kurma aşamasında. Frekansı yayın merkezi ve birçok detayları hazır, genel seçimlerin ardından start verecekler. Basında çok seslilik her zaman iyidir bu gün Torbalı’da gazetecilik mesleğini icra etmiş en az 100 kişi vardır. Eskiden Torbalı’ya İzmir den gazeteciler gelir çalışırd,ı şimdilerde ise birçok gazeteci İzmir de çalışmaya başladı. Yayın hayatına renkli bir giriş yapacak olan gazete isminden oldukça çok söz ettirecektir. Ne diyelim hayırlı uğurlu olsun nasıl bir yayın politikası olacak bilmiyorum ama ismi ne olacak çok merak ediyorum.
HANIMLAR TAKIM ELBİSE İLE BALIK AVI OLMAZ
Havaların serinlemesiyle birlikte balık avı sezonu açılmış oldu, gerçi havalar biraz daha soğuyunca daha da güzel olacak. Uzun yıllardır balık avına giderim, ancak balık avına gidip hiç Otelde kaldığımı hatırlamam. Uzun yıllardır balık avına giderim ama evden çıkarken hiç ütülü kıyafetle, fiyakalı çıkmam. Torbalı’nın iddia ediyorum dörtte biri balık avına gider ve balıkçılığı sever. Ancak evden balığa diye çıkıp iki ayaklı balık peşinde koşturanların sayısı balıkçılardan çok. Öyle saf ev hanımları var ki eşinin üzerinde takım elbise olmasına rağmen balık avına gidiyoruz dediğinde sesi çıkmıyor. Ah benim garip saf ablacığım takım elbise ile balık avı olmaz. Hayatı boyunca hiç balık avlamamış, balık yemekten haz almayan birisi evden çıkmak için nasıl balıkçı oluyorlar görmeniz lazım. Yıllardır balık avına giderim bugüne kadar hiçbir arkadaşım balığa gidiyorum diye sakal tıraşı olmadı. Bu güne kadar hiçbir balık avcısının saçlarını jöleli görmedim ve üzerinde ütülü kıyafetle görmek mümkün olmadı. İlerde hovardaların balık avı yalanı ortaya çıkar hanımlar arasında bu konu dilden dile yayılırsa gün boyu oltayı elinden bırakmayan balık avcısı bile eşine meram anlatamaz. Ancak devir eski devir değil şimdilerde akıllı telefon denilen bir şey var, görüntülü arar, fotoğraf çekilmesini ister vesaire. Kısacası her balık avına gidiyorum diyene inanmak çok zor, geceleri evden dışarı çıkmanın en kolay yolu arkadaşlarla balık avına gidiyoruz. Neyse tüm kara ve deniz avcılarına rastgele.
DOLMUŞ SEFERLERİ ARTTI
Torbalı-İzmir arası çalışan dolmuşlarda ki sıkıntı yaşayanların şikayetlerini neredeyse iki günde bir yazıyordum. Şikâyetlerin ardı arkası nasıl olduysa birkaç gündür kesildi. Torbalı İzmir arası taşımacılık yapan kooperatifin Başkanı Osman Kıldan ile bir sohbette karşılaşınca kendisine şikâyetler çoktu bu günlerde azaldı dediğimde yüzünde bir tebessümle “seferleri artırdık” dedi. Yolcunun yoğun olduğu sabah ve akşam saatlerinde ilave ek seferler başlattık, şikayetler hala devam ediyor mu dedi. İşte idareci dediğin böyle olacak, vatandaşın derdi sıkıntısı gazeteye çıkınca bu sorunu nasıl çözeriz derdi ile dertlenmeli. Ancak Torbalı’da bazı idareciler var ki sorumluluğunu yürüttüğü kurumda Fare görünüyor ve biz bunu duyup yazdığımızda personeli odasına çağırıp azarlıyor, neyse konuyu dağıtmayalım. Vatandaşın yaşamış olduğu sıkıntılar bize ulaşınca idarecileri bilgilendirmek adına köşe yazıyor haber yapıyoruz. Hizmet veren kooperatifleri tebrik ediyor duyarlılığı için ise ayrıca teşekkür ediyorum. İlçe halkının yaşamış olduğu sıkıntılara çözüm noktasında bu kadar hızlı ve karalı olmalarına ise hayran kaldım. Keşke her kurum başında Osman Kıldan, Yılmaz Altıncı ve Muhlis İnanç gibi duyarlı kişiler olsa da İlçemizde sıkıntılardan biraz uzak kalsak. Yolcular şimdi ayakta gidip gelmekten, yol üzerinde yarım saat beklemekten kurtulunca oturduğu yerden bileti uzatmakta zor gelir muavin isteğinde de bulunurlar gibi.
Not: Dün yazmış olduğum “seçimler kime yaradı” konusuyla ilgili birçok telefon aldım. Aldığım telefonlar içerisinde birisi vardı ki çok haklıydı. Siyasiler seçildikleri günden itibaren bizimle ilgiyi alakayı kesmedi, emeklinin bu sefer kesin yüzü gülecek, asgari ücretli artık kabadayı gibi gezer dedi. Günümüzde artık siyasetçiye güven diye bir şey kalmamış. Yapılan bir araştırmada Siyasetçiye güven % 17’ler de. Gazeteciye de güvenen çok değil % 38 hoş bir sonuç değil. Öğretmenlere güven % 89’larda, hele bir siyasete malzeme olsunlar da oran nasıl alaşağı oluyor görün.