Çok uzun yıllardır Pazar günü tatil olmasına rağmen erken kalkar TRT 1 de aralıksız yayınlanan kovboy yani Western filmini mutlaka seyrederim. Daha önce seyrettiğim film dahi olsa bir kez daha seyrederim. Mesela bu hafta “7. süvari alayı” filmi vardı daha önceleri çok yayınlanmıştı. Western film denilince akla Texas, banka soygunu ve silahını çok hızlı çeken kovboyun uzun yaşadığı geliyor. Efsane filmlerde var örneğin Brad Pitt’in başrol oynadığı Jesse James unutulmazlar arasında. “İyi kötü çirkin” filmi ise Western filmlerine bir kalite getirmiştir. Texas filmleri değil sadece sevilen çizgi kahramanı Red Kid hayranı oldukça fazla. Mesela Red Kit’den etkilenenlerin değişik girişimlerde bulunduğunu görmek çok mümkün. Salı günü ya Western filmlerinden ya da Red Kit’den etkilenen birileri Denizbank soygununu gerçekleştirmek istedi. Daltonlar çetesinin ferdi olan Avarel kurusıkı tabanca ile bankaya giriyor, bunun bir soygun olduğunu söylüyor ve 180 bin TL’yi alarak kaçarken havaya bir el ateş ediyor. Ancak dışarda kendisini bekleyen ne bir arkadaşı ne de bağladığı atı var. Tabana kuvvet kaçarken bir elde havaya ateş ediyor. Torbalı Emniyetinin hakkını yememek gerek. Olay yerine aynı dakika içinde gelen ekipler yaya halde kaçan soyguncuyu çok kısa zaman içerisinde yakalamayı başarıyor. Hangi devirde yaşıyoruz, her yerde kameralar var, emniyet aynı dakika içinde olay yerine 20 kişilik ekip ile geliyor. Netice ne biliyor musunuz 36 yıl. Muz Cumhuriyeti’nde yaşamıyoruz her önüne gelen her istediğini alırsa sokağa çıkmanın sakıncası olur. Öyle düşünüldüğü gibi olmuyor birçok şey, aklınızı başınıza alın.
YOLDA YÜRÜRKEN SAKATLANANLAR VAR
Henüz bir ay olmadı Tepeköy pazaryerindeki çukura önlem alınmadığı için düşen kişiyi yazalı. 15 gün hastanede yatıp kolu iki yerden kırılan kişileri unutmayalım. Pazaryerine yapılan altgeçitte yaralanan ve ağır darbe alanların sadece bir kaçını duyduk, şimdilerde çok güzel kullanışlı bir geçit oldu ve yayalara büyük kolaylık sağlıyor. Torbalı’nın en eski yürüyüş yolu olan Haluk Alpsü Bulvarı’nda belediye tarafından yapılan çalışmanın neticesinde yürüyüş yolu kullanılabilir bir hal aldı emeği geçen herkese teşekkür ederiz. Ancak karşıdan karşıya geçmek isterken vatandaş ayağının takılması sonucu büyük tehlike yaşıyor. Neden çalışma yapılan yerlerde gerekli önlemler alınmıyor. Belediye ve diğer kurumlar çalışma yaptığı yerlerde naylon şerit çekilse bile bir uyarıdır. Uyarılar yapılırsa vatandaş herhangi bir kazaya karşılaşırsa yetkili kişiler zan altında kalmamış olacaklar. Gerçi günümüzde inşaatlarda çalışanlar, güvenlik kemeri ile baret takıyor. İşini titiz ve ehemmiyet ile yapan, yapmaya çalışan bir iki firma var. Kurum yetkililerine rica ediyoruz lütfen çalışma yapılan alanda uyarıcı tabelalar ve gerekli önlemler alınsın ki bir daha böyle üzücü olaylar ile karşılaşmayalım. Özellikle Telekom rögarları büyük tehlike arz ediyor, vatandaş rögara kimse düşmesin diye çöp konteynırını koyarak uyarıda bulunuyor. Bizim muhabir arkadaşlarımız ise Telekom yerine İZSU yazıyor.
BİR CASUSUN HİKAYESİ
Endülüs’ün düşüşünde bizler için ibretler ve dersler vardır. Hangi milletin himmeti Ali ise o millet payidardır ve başkalarını boyunduruğu altına alır. Vaktiyle Portekizliler Endülüs’ün komşularıdırlar. Sürekli zayıf noktalarını kollarlar ve zayıf noktalarını yoklamak için de peş peşe casuslar gönderirler. Bu casuslardan ikisinin hikayesi ibretamiz ve öğreticidir. Casuslardan birisi bir zaman Endülüslülerin zafiyetini öğrenmek için ülke içlerine kadar sızar ve halkla temas eder. Ağlamaklı olan bir oğlanla karşılaşır. Derdini dinler ve neden ağladığını sorar. Çocuğun verdiği cevap da, Endülüs’ün niçin ayakta kaldığının canlı işareti sayılır. Çocuk, Arapların ‘Furusiyye’ dedikleri cenk oyunları öğrenmektedir. Çocuk nişangaha doğru 10 ok fırlattığını lakin içlerinden birisini isabet ettiremediğini ve bundan dolayı ağladığını söyler. Casus irkilir ve ülkesine döner ve ‘Bu milletle savaşılmaz’ der. Gerçekten de böyle bir milletle savaşmak 10 oktan dokuzuna maruz kalmak anlamına gelir. Aksine, fazilet hissinin yerini pespayelik ve rezalet ve şehamet ve kahramanlık anlayış ve destanlarının yerini şehvet almışsa o millet çöküntü halindedir. Ve Portekizliler başka bir seferinde ise yine Endülüs’ü yoklamak için başka bir casus sevk ederler. Bu casus da ülkeyi baştan sona dolaşır ve kolaçan eder. Ne hikmetse bu casus da yine ağlayan bir oğlanla karşılaşır. Ve durumunu merak eder. Bir kenara çekerek çocuğa niye ağladığını sorar. Çocuk ağlamaklı bir biçimde sevgilisinden ayrıldığını ve bundan dolayı ağladığını söyler. Casus böylece muradına ermiştir ve Endülüs’ün düşmek için olgunlaştığını ve olgun bir meyve kıvamına geldiğini görür ve üstlerine haber verir. Endülüs’ün kaybı böyle gerçekleşir ve Endülüs böyle düşer.
Endülüs düştü casus görevini başarıyla yerine getirdi. Torbalı’daki casuslar görevini layıkı ile yerine getiriyorlar mı esas mesele bu..!