İlk önce kişinin yaşadığı topluma saygısı olacak ki kendine ve ailesine saygısı olsun. Herkesin hatası vardır, hatasız kul olmaz. Ancak aynı hatayı üst üste işleyen kişinin niyeti farklıdır. Bana göre herkes kendi hayatından sorumlu değil, toplumun derdini de kendi derdi gibi görmelidir. “Komşusu aç iken, tok yatan bizden değildir” hadis-i şerifi insanlığa sunulmuş en güzel rehberdir. Çocukluğumuzda evde yaptığımız yaramazlığı bırakın sokak ortasında ki yaptığımız yaramazlıkları aile büyüklerimiz değil komşularımızın bile görmesinden çekinirdik.
Sokak ortasında yaptığımız haylazlıkları gören komşumuz ve ya mahalleli gördüğünde bile bizi azarlar, gerekirse kulağımızı çekerdi. Şimdilerde bakıyorum da erken yaşta sigaraya başlayanlar sokak ortasında hiç kimseden çekinmeden içiyor sigarayı. Sadece genç yaştaki gençlerin topluma saygısızlığını değil orta yaşta insanların bile toplumda saygısızlığını görmüyor değiliz. Çarşı meydanında yürüyen bir kişi ovada yürür gibi kaldırıma tükürmesi hiç hoş değil. Bu konudan dolayı beni arayan isminin gizli kalmasını isteyen kişi yemek yemeye iştahımız kalmıyor diyor.
Beni arayan kişi zabıta yetkililerini de aramış ancak zabıta ne yapabilir ki. Çarşı merkezinde devriye atıp tüküren kişilere ceza yazacak değil ya. Toplumun bazı sorunlarına yaptırım uygulanması mümkün değil. Çarşı merkezine yerlere tükürmeyin tabelası asılsa bazı kişilerin hatası topluma mal edilmeyecek mi?
YILIN ÖĞRETMENİ GERÇEĞİ BELLİ OLDU
Birkaç gündür yılın öğretmeni vakasıyla ilgileniyor ve bu konunun derinliklerine inmek için uğraşırken bir gerçeği öğrendim. Hatice Ocak Ankara’ya resepsiyona yılın öğretmeni olarak değil sadece ve sadece görev yaptığı okulun temsilcisi olarak gidiyor. Kendisinin zaten ilçeye bir müracaatı yok, zaten konuyla ilgili İlçe Milli Eğitiminde bir bilgisi yok. Ancak bu kadar yazı yazdık çizdik neden İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yazdıklarımızı tekzip etmedi ayrı bir konu. Bizim muhabirlerde de büyük bir sıkıntı var. Hatice Hoca ben yılın öğretmeni oldum dememiş. Ancak şöyle bir konu var sanırım Okul İle İlçe Milli Eğitim arasında geçen yazışmada yılın Öğretmeni konusu olmuş. Bu yanlış yazışma sonrasında düzelmiş fakat o arada bu durum benim kulağıma kadar geldiyse düzeltmekte geç kalınmış. Her neyse her yanlış olan her iş Bağdat’tan döner nitekim gördük ve yaşadık. Bu konuyu da burada kapatmak gerek ki ne Hatice Hoca ne yakınları ve Okul İdaresi zan altında kalmasın. Madem yılın Öğretmeni seçilecek bu kişi neden Yasin Kayış değil.
2016 yılında adayımız ilçemizde görev yapan Yasin Kayış olmalıdır. İlçemize çok büyük emekleri olan Yasin Hoca, Kent Arşivinin oluşmasında gerektiğinden fazla mesai harcamıştır. Kitap yazmıştır ve geçmişin derinliklerine ışık tutmuş birisidir. Kendisinin emekleri doğrultusunda yüzlerce bilgiye erişmişizdir. Sizce de yılın öğretmeni seçilmeli mi? Her şeyden öte Torbalıda Kent Arşivinin oluşmasında bazı donelerin bulunmasında emek harcamıştır. Hem öğretmenlik görevini yapar hem de Avrupa da satışa çıkan Torbalı ile ilgili donelerin ihalesini takip eder, ilçemize kazandırılmasını sağlardı. Yasin Hoca bu konuda ne düşünür bilmem ama aksini düşünse bile, ikna edip aday yapmalıyız. Her neyse ilçemizde böyle bir olayın yaşanması bizi yıllarca rencide edici bir durum olacaktı, neyse ki kurumlar arası bir yanlış yazışma olmuş. Ya böyle bir şey yaşanmış olsaydı ne yapardık.
YILBAŞINDA EVDE P.T.T
2015 yılını geride bıraktığımız şu günlerde herkeste yılbaşı telaşının başladığını görür gibiyim. Kimileri İnternet üzerinde tatile gidecek yer ararken kimilerinin ise aylar öncesinden program yaptığını görüyorum. Her sene farklı bir yerde yılbaşı kutlayan kişilere bu sene bir değişiklik yapında evinizde ibadet edin diyeceğim ama bu ibadeti ben gerçekleştirmediğim için başkalarına demeye yüzüm yok. Ben hiçbir yılbaşı programında eğlenmeye çıkmadım çıkmayı da düşünmüyorum. Evde ibadet yaptığım yok ama TV başında çerez ve hindi yemişliğim çoktur. Yılbaşı akşamı alkolün çok tüketilmesiyle birlikte trafik kazalarının ne kadar çok olduğunu biliyorsunuz. Trafik polisleri kontrolleri artırmalı ve hiç taviz vermemeli. Alkolü alıp geceleri mekân gezerken hiç günahsız bir aileyi yok etmenin anlamı yok. Benim gibi yılbaşını evinde TV başında geçirecek olanların bir sloganı var. Bu sloganın kısaltması ise P.T.T yani (Pijama, Terlik, Televizyon) her şey çok güzel hoş ancak evde birde soba yanmış olsaydı üzerinde kestane pişirip yeseydik daha güzel olacaktı. Evinde doğalgaz yerine kömür sobası ile ısınan birini bulup misafirliğe gitsek hiç fena olmaz aslında. Her neyse ben davetlere açığım, uzun zaman oldu soba üzerinde kestane yemeyeli. Benim gibi kömür sobasına ve kestaneye hasret olan kim bilir kaç kişi vardır.
Not: Siyasette bir yerlere gelmek kolay, kalmak zordur Selahattin Demirtaş 7 Haziran seçimlerinin en çok takdir alan siyasetçisiydi. Ancak Rus ilişkilerimizin bozulmasıyla birlikte Moskova’ya giderek bazı kritik görüşmelerde bulundu. Bu görüşmenin zararını ilerleyen günlerde görecektir. Seçim öncesi bu gelişmeler yaşansaydı barajın çok altında kalırdı. İlçemizdeki bazı siyasetçilerinde 2019 yılı yerel seçimlerinde tökezlediğini göreceksiniz. Unutmayın siyasette bir yere gelmek kolay kalmak zordur.
Yazarın Diğer Yazıları
İstanbul’da eylem hazırlığında olan 15 terörist yakalandı
18 Ocak 2017 06:34Avrupa Parlamentosu’nun yeni başkanı Tajani oldu
18 Ocak 2017 06:34Milli Savunma Bakanı Işık: Son dönemin en önemli olayı
18 Ocak 2017 06:34Kayseri’deki terör saldırısı: Gözaltına alınan 26 zanlıdan 20’si tutuklandı
13 Ocak 2017 11:31İşte kamudan ihraç edilenlerin listesi
07 Ocak 2017 08:55