Feyzullah Turan

AZİZ İSTANBUL!

Feyzullah Turan

KONSTANTİNOPOLİS (İstanbul), (M.Ö) Makedonyalılar, (M.S) Roma İmparatorluğu, İranlılar, Emeviler, Abbasiler, Ruslar, Macarlar, Avrupalılar, Venedikliler, Cenovalılar tarafından ciddi olarak fethetmek üzere 29 defa kuşatılmasına rağmen başarılamamıştır.

Sevgili Peygamberimiz tarafından, “Kostantiniye, bir gün feth olunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır” sözleri ile taçlandırılan İstanbul, 29 Mayıs 1453 tarihinde bizzat Fatih Sultan Mehmet’in komuta ettiği Müslüman Türk ordusu tarafından fethedilmiştir.

Fetih için asırlardır methiyeler yazılmış, kutlamalar yapılmış ama maalesef bugünkü geldiğimiz noktada toplumun büyük bir kesiminde fethe uygun milli ve manevi bir ruh ve şuuru görmek mümkün değildir. Yıllar öncesinden başlatılan yozlaştırma politikaları Milletimizin bir kesimi tamamıyla değerlerimizden uzaklaştırmıştır. Çoğunluk bir kesimini de hamasi söylemler ve eylemler ile sürekli gerçeklerden uzak tutulmuştur.

“Büyük Türk şairi Cennet mekân Arif Nihat Asya,

Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini…
Göster, kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini” d
iyerek devam eden mısralarında yıllar öncesinde gördüğü tehlike karşısında, milletimizi ve dönemin aydınlarını uyararak, Türk milletinin geleceği olan gençliği işaret etmiştir.

Maalesef bugün, İslam’ın, Müslüman Türk’ün ve tarihte yaşanmış tüm medeniyetleri yansıtan İstanbul’umuzu hak ettiği yerlere taşımakta bile yıllardır zorluklar yaşıyoruz.

Karadeniz’i Okyanuslara bağlayan boğazlar (Deniz yolu) üzerinde kurulmuş bu muhteşem ve stratejik önemi çok fazla olan İstanbul, 29 Mayıslarda hatırlanıp yine coşkulu törenlerle kutlanacak ve unutulacaktır. Fetihteki başarının bilimsel olarak sağlıklı bir yorumu yapılamayacaktır. Çağın büyük devletlerinin savunma ve strateji desteği verdiği, siyasi ve askeri tüm stratejilerin uygulandığı düşünüldüğünde, başarının sırrının bilimsel analizini yaparak milletimize aktarmalıyız.

Sokaklarda meydanlarda, okul bahçelerinde hamaset nutukları atmaktan, milleti kandırma malzemesi olarak kullanmaktan, siyasi malzeme yapmaktan vazgeçmeliyiz. Milyarlarca lira para harcayarak kutladığımız törenlerin bedellerini bilimsel çalışmalara ayırmak zorunda olduğumuzu fark etmeliyiz. Şayet fark edemiyorsak hizmet ettiğimiz, millet ve Anadolu’nun değerleri değildir
Fetih sonrası, devlet imparatorluk olmuş, balkanlarda yaşayan (Kim olursa olsun) tüm halklara huzur gelmiş, İslam dünyasında Müslüman Türk’ün saygınlığı artmıştır. Müslüman Türk halkı, Sevgili peygamber’imizin övgüsüne mazhar olan bir ordu’ya ve komutan’a sahip olma mutluluğunu yaşamıştır.

Bir çağı kapatıp yeni bir çağ açmıştır.

Ortaçağ Avrupa’sının karanlık ve utanç günlerini aydınlığa götürecek Rönesans ve reformların doğuşunun kapılarını aralamıştır.

Önemli ticaret yollarının Osmanlının kontrolüne geçmesi sonucu Avrupalının yeni ticaret yolları aramasına neden olmuş ve keşif dönemleri başlamıştır. Amerika kıta’sının keşfine giden yolların açılmasına neden olmuştur.

Fethin 562. Yıl dönümünü coşku ile kutladığımız bu günlerde, öncelikle aydınlarımız, devlet bürokrasimiz, siyasi iktidar, siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte aziz Türk Milleti (Anadolu Halkı) fethin ruhuna uygun fikir ve politika üretmelidirler.

Allah’a emanet olunuz

Yazarın Diğer Yazıları