Feyzullah Turan

CİĞER MURDAR

Feyzullah Turan

BAZI dostlarımız o güzel kalemlerine yazık ediyorlar. Söylenenler adresini bulmadan, gelişi güzel atmalarının devamında bağırmaktan başka çıkar yolları kalmayanlara aldanıyorlar.

Bunlar; oturup,“Neden bu milletin ruhuna ve vicdanına ulaşamıyoruz, her seferinde neden bu millet bizi ters yüz ediyor” diyerek analiz yapma zahmetine girmeden, “Bu ciğer murdardı zaten ben yemezdim” diyen kediler misali hem kellik hem de fodulluk etmeye devam ediyorlar.

Boşa sallamak pek de hoş olmuyor. Ne bu şiddet bu celal! Sözde, hakkı teslim edip “Yiğidi öldürüp hakkını yeme” diyecekler.

Ne demişler “Keskin sirke küpüne zarar verir” bağıra bağıra küplerini çatlattılar, küpler su tutmaz hale geldi, artık çatlakları kapatmaya akılları da yetmiyor.

AR PERDESİ KALKMIŞ

“Ah ben şu çobanlığı çok iyi yaparım da şu keçiler olmasa” mantığı kolay kaçış yolu olsa gerek. ”Sende bu kafa varken bu kadar oluyor demek ki” derler adama diye de hiç düşünmüyor zavallı…

Her konuştuğunda, birilerini suçlama mantığından kurtulabilse, ne olması gerektiğini ve nerede olduğunu çok daha iyi bilecek. “Benim anam senin ananı şurada görmüş…”yaklaşımları ve sözleri bu cümlenin anlatmak istediklerine tamı tamına uygun bir bilinçsizlik hali.

Maşallah öyle güçlü bir nefesi var ki, bu kadar bağırtısına rağmen sesi kısılmıyor. Herkesin bu duruma şaştığını sanıyor. “Vur vur inlesin?” Birileri “Ok yaydan çıktı” dese de Anadolu’muzda halkımız böylelerine “Ar perdesi kalkmış” tabirini kullanır.

PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALDIRIR

Milletimiz, unutmuş gibi görünse veya gösterilse de kendi içinden çıkmış ve kendisine bir şekilde mal olmuş değerlerini her zaman korumasını bilmiştir. Bugün sevseler de sevmeseler de barışı ön planda tutmak zorundalar. İslamda, Demokraside, Cumhuriyet de bunu öğretmiştir.

Aynı safta olmanın birinci şartı dürüstlüğü gösterip güveni telkin etmektir. Milli ve manevi değerleri kucakladığınızı önce halka değil bu ülkenin delilerine inandıracaksınız ki; sigortalar atmasın. Halk, cılk yumurtayı tavasına kırmaz.

Sözde, Müslüman ve Cumhuriyet gömleği giyenler, yıllarca karşılıklı birbirlerine sövdüler, en ağır zulümleri reva gördüler ama gün geldi aynı safta yer aldılar. Halk içinde bu saflar kabul görse de yarın için bu ayrı zihniyetlerin oluşturdukları saflar hayra alamet değildir.

Tarihimizi bilenler, Müslüman Anadolu halkını bölmek parçalamak için binlerce yıldır bu zihniyetler ittifaklar yapmıştır. Ama karşılarında hassas bir sigorta ile söz dinlemez bir deli de mutlaka var olmuştur. Milliyetçi Hareket Partisi Türk Milletinin, Türk yurdunun delisi, Büyük Birlik Partisi de Anadolu’muzun ve Milli Birliğinin sigortasıdır.

Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş, “Bizim asıl mücadelemiz bu günkü sağ denen bu düzen, ama biz sağın bugünkü ihanete varan yüzü nedeniyle sağ ile mücadelemizi erteledik” demişti.

Hiç unutulmamalıdır. Bir gün eğer bu sigortalar atarsa, ülkenin delilerini hiçbir güç bağlayamaz. Allah o günlere getirmeden birliğimizin dirliğimizin bozulmasına müsaade etmesin. Bizleri ortak akıldan yoksun bırakmasın.

Tarihin hiçbir döneminde Müslüman Türk milleti bıçak kemiğe dayanmadıkça gücünü göstermemiştir. Bu gün Milletle gırgır geçmeye devam edenler, milletin kendilerini tıngırdattığını göremiyorlar. Onlar kafalarını dünya malının içine sokmuşlar, her şeylerini nefislerine terk etmişlerdir.

Hoca Nasreddinin, “Parayı veren düdüğü çalar” sözü, “Parayı veren düdüğü çaldırır” şarkısına dönüşmüş.

Gün ola harman ola sonu da hayır ola! İnşallah!

Allah’a emanet olunuz.

Yazarın Diğer Yazıları