“Kendileri için yaşamayan ideal insanlar, yaşamayı yaşatmaya çoktan kurban etmişlerdir”
Bu gün bizler, rahat yaşama düşüncesini ayaklar altına almalıyız ve şayet inancımız var ise eğer birazcık haysiyet sahibi isek öbür tarafa giderken yalancı dillerle değil seven gönüllerle uğurlanmanın yolunu seçmeliyiz.
Öncelikle bir davaya gönül vermiş insanlar dünya çıkarlarına takılıp kalmamalıdırlar.
Bu insanlar, Allah korusun hem hayallerine ulaşamazlar, hem dünya geleceklerini hem de ahretlerini tehlikeye atmış olurlar, gelecek nesiller tarafından kötü yâd edilirler.
Hodri meydan, 20 yıldır ilçemizde görev yapmış, Sivil Toplum liderlerini, siyasi parti yöneticilerini, Belediye Başkanlarını ve Aday olmuş şahsiyetleri, Hülasa İlçemize ve halkımıza hizmet adıyla yola çıkmış kim varsa bir akşam Metropolis de bir araya gelip geçmişi bugünü ve geleceği tartışalım. Herkes eteğindeki taşı döksün, yüreğindekini söylesin, kendini ve yapılan yanlışlıkları ve yanlış hareket etmiş yöneticileri ve yanlışlarını tartışalım. Sayın Karatoklu, Sayın Uygur, Sayın Görmez, Sayın Saydam, Sayın Zeyrek, Sayın Cinkılınç, Sayın Tekin, Sayın Subakan, Sayın Yıldırım, Sayın Şentürk, Sayın Özkan, buyurun! İlk adım atan sizler atmalısınız. Gelen gelir gelmeyenin canı sağ olsun.
20 yıldır Siyasi partilerde, Sivil toplumlarda görev yapmış yöneticiler, Muhtarlarımızı, Emekli olup İlçemize yerleşen Bürokratlarımızı meydanda görmek isteriz.
Aklıma gelenleri hemen zikredeyim, Sayın Altınay, Sayın İbişoğlu, Sayın Kaya, Sayın Çelik, Sayın Çiçek, Sayın İpekli, Sayın Akpınar, Sayın Güldoğan, Sayın Aksu, Sayın Sertcan, Sayın Çınar, Sayın Akbıyık, Sayın Hacıoğlu, Sayın Yurdadoğ. Vb.Siyasetçiler, Sayın Aykol, Sayın Gümüştaş, Sayın Boğan, Sayın Çelik, Sayın Fahran, Sayın Hüsmen, Sayın Doğan, Sayın Türk, Sayın Daştan, Sayın Türkdoğan, Sayın Vurur, Sayın Aksu, Sayın Sekban, Sayın Olgun, Sayın Tamer, Sayın Şen gibi sivil toplum önderleri, Sayın Olgun ve Sayın Türkmen gibi medya patronlarına, Meslek Okullarının değerli yöneticileri,
Gelin tartışalım, kendimiz çalıp kendimiz oynadığımız platformları bir günlüğüne terk edip kapalı kapılar ardından bir günlüğüne çıkıp enine boyuna eğrileri ve doğruları tartışalım. Görelim bakalım kimlerin yüreği ne kadar kocaman, kimlerin gönlünü ne kadar genişmiş. Üç beş kişinin gönlünü alıp reklam üretenler, kendi çalıp kendi oynayanlar, kapalı kapılar ardındaki yandaşlar ve yöndeşler kimlermiş görelim. Öyle kahve köşelerinde, gelişi güzel atmalarla sataşmalarla bir yere varılmıyor.
Dudak büküp adam sende demeyin, sözle peynir gemisi yürümüyor.
İlçemiz toprakları 50 merteye kadar zehirlenmiş diyenler, Fetrek çayı, tarım arazilerimizi zehirliyor diyerek 10 yıl önce proje hazırlayanlar, Alman üniversitesini getirmek isteyenler. 10 yıl önce hızlı tren (Metro) hattı projesini hazırlayanlar, Tek yönlü Trafiğin ana hatlarını hazırlayanlar, Çarşı projesi önerenler, 10 yıl önce, “10 yıl sonra bu ilçede yaşanamaz bir yoğunluk olur şimdiden önlemi alınmalıdır” diyenler, gelsinler. Tüm eteklerdeki taşlar dökülsün, bakalım kim neler söyleyecek, kimler gelebilecek. Kimler ne cevaplar verecek.
Herhangi bir menfaate bağlı hizmet eden insanların şimdiye kadar kalıcı bir başarı sergiledikleri görülmemiştir. Göstermelik bazı hizmetler ettilerse bile kısa zaman içinde ya değiştirilmiş ya da yetersiz kalmıştır.
Öncelikler dünya menfaatleri olunca ne dünyayı elde etmek mümkün ne de gelecek tesis etmek. Bazılarımız, Suni, hayvani ve beşeri bir mutluluk yakalayabilir ama akıbet hiç de sanıldığı ve beklenildiği gibi olmaz.
Nitekim başta Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve Hazreti Ali Efendilerimiz olmak üzere Ashab-ı Kiram tüm insanlığa örnek olacak bir yaşam sürdürmüşlerdir. Ne yakınlarına ne de kendilerine Büyük başarılarının karşılığında bir çardak bile istememişler ve nesillerine faziletin dışında hiçbir şey bırakmamışlardır.
22 yıldır içinde yaşadığım toplum içinde şahsımın bir kıymeti harbiyesi yoktur. Önemli olan, çoğu insan tarafından gıyaben ve şahsen tanınan bir insan olarak içinizde bulunmamdır.
Ben Eski bir Sivil toplum, Siyasi parti ve kamuda görev yapmış bir yönetici olarak bu teklifi yapıyorum. Bu ilçede yaşadığım süre içinde İlçemizde Torbalı birlik Platformu gibi başarılı, üreten bir sivil toplum hareketi olmamıştır, ufukta da olacağına dair bir işaret yoktur. Kent konseyi zaten başta ölü doğmuş sözde bir birlik hareketidir.
Bir yüce davaya gönül vermişseniz, gözünüz onun üzerindeyse, gözünüzü başka yere teksif etmek suretiyle himmetinizi dağıtmamanız lazım. Himmetinizi dağıttığınız hayati konulara yoğunlaşıp ortak akıl üretemiyorsanız kalıcı bir başarı sergileyemezsiniz.
Bu gün paraya, arabalara, apartman katlarına, yatlara bakarak aldanmayan inançlı ve dürüst insanlar, akıbetleri gördüğünde de “Keşke benimde olsa” demediğine şükredip, “Allah’a hamdolsun ki, Allah bizi onlar gibi etmedi!” diye sevineceklerdir.
ALLAH’A EMANET OLUNUZ