Feyzullah Turan

EHVEN-İ ŞER UMUT OLMAMALIDIR

Feyzullah Turan

7 Haziran’da Milletvekilliği Genel seçimleri için vatandaş sandığa gidecek. Ülkeyi yönetecek ve kendisine hizmet edecek kadroları ve partiyi seçecek, vekillerini başkente gönderecek. Gittiğimiz gezdiğimiz ve görüştüğümüz yerlerde bu çok önemli ve kutsal sorumluluk yüklenmiş olan vatandaşın bu seçim arifesinde diğer seçimlere kıyasla çok sessiz ve ilgisiz olduğunu gözlemliyorum.

13 yıldır yöneten kadrolardan ya çok memnun ya da nasıl olsa değişmeyecek havasında mı yoksa fırtına öncesinin sessizliğimidir bilemiyorum.

Aslında halkımız çok şeylerden şikâyetçidir. 13 yıldır mevcut iktidar partisi bazı değişiklikler ile ülkeye bazı hizmetleri yapsa da tüm Anadolu halkının sosyal ekonomik, eğitim ve kültür alanında köklü hiçbir değişikliği olmamıştır. 15, 25, 35 yıl öncesinde demokrasinin olduğu özgür ve gelişmiş dünya ülkeleri ile aramızda ki far neyse bu gün de aynıdır.

Emekli, işçi, memur ve asgari ücretli, esnaf ve sanayici gelir ve ücret açısından kıyaslandığında 40 yıl öncesi ile bu gün arasında yaşam standartları “Pahalı teknoloji kullanımı dışında” hiçbir fark yoktur. Çiftçi ve köylü ise 40 yıl önceki hayatını özler hale gelmiştir.

13 yıldır obezite olmuş bir ekonomik yapıyla bir 40 yıl daha geçse yine aynı durumdan kurtulamayacağımız ortadadır. Anayasa, siyaset kurumu ve hırsızlığın yolsuzluğun bir numaralı kalkanı olan bürokrasi dokunulmazlığı yeniden yapılandırılmadığı sürece yükseklerde patlayan bir balon gibi ekonomide dünya üçüncüsü de olsak gerçek yerimiz A Milli takım neredeyse orasıdır.

Toplumun hak ve özgürlükleri açısından daha da geriye gitmiş bir ülke durumundayız. Halkımızın çoğunluğu mevcut yönetimi, Bayram da alınan kırmızı pabuca sevinen 8 yaşındaki çocuğun algısıyla değerlendirmektedir.

Anadolu halkını, emziğine bir parmak bal çalıp aldatılan çocuk haline dönüştürdük. Kimse darılıp alınmasın aynen böyle bir toplum olduk. Nefsimizin tatmini dışında ne kendi yarınımızı ne de gelecek nesillerimizi düşünerek bir değerlendirme yapmıyoruz.

Halk içinde “Vay be! Erbakan hocanın yaptığı en güzeli idi ama adama fırsat vermediler, Türkiye’nin en dürüst siyasetçisi Ecevit, doğru insanlar yaşatılmıyor, Ah! Şimdi tam da Rahmetli Şehit Lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun olacağı zamandır, Erbakan, Türkeş, Yazıcıoğlu gerçek liderlerdi” diyoruz.

Toplumun %90’nın, dürüstlüğünde, yaptıkları güzel şeylerin üzerinde mutabakat oluşturduğu liderlerin ve emanet ettikleri partilerin arkasında durmayışı sadece algılama yaşlarının küçük olmasıyla izah edilebilir. Milletimiz dünü çok çabuk unutup bu gün eline verilen bir şekerle aldatılan çocuklar gibi saf ve temiz olmasına rağmen, sandıkta görevini aldığı şekerle duyduğu mutluluğun gölgesinde oyunu kullanmaktadır.

Bu yazdıklarımı 40 yıl öncesinde de yazılıp çiziliyordu. Şayet Millet o gün ehven-i şeri terk etmeye başlasaydı bu gün kültürel altyapısı tamamlanmış Milli Birliğini güçlendirmiş bir Anadolu toplumu haline gelebilirdik.

Artık millet “ehveni şer” mantığından kurtulup doğruda ve samimiyet de birleşmelidir. 32 adet partinin seçime girdiği ülkemizde istikrar ve birleşmeden söz edilebilir mi? Saflar sıklaştırılıp, bir ağızdan âmin diyebileceğimiz dualar okunmalıdır.

Ehven-i şer Müslüman’ın umudu olmamalıdır.

Saadet partisi ve Büyük Birlik Partisi’nin kurduğu ittifak yarın birleşmeyi de düşünebilirler. Kapitalist bir dünya gerçeğinde vatan ve millet sevgisi taşıyan, inançlı ortak akıllıların ürünüdür. Allah rızasını düşünen, alnı secdeye varan her insanın bu ittifakı gözden geçirmeli ve dikkate almalıdır.

Nefsine aldanan, aldatılmaya, halkını Allah ile aldatanların İlahi adaletin tokadını yemeye mahkûmdurlar. Bu hem tarihimizin hem günümüzün hem de inancımızın ve imanımızın bir gerçeğidir.

Allah’a emanet olunuz.

Yazarın Diğer Yazıları