SEVGİLİ Peygamberim! Sana, methiyeler yazmayacağım, yalvarmayacağım, seni güller içinde, gül yüzlü olarak da görmeyeceğim, cemalinden, boyundan, endamından kime ne? Sana güzeller güzeli de demeyeceğim!
Kutlu Doğum, sana ağlama, şiir yazma değil, seni anma ve anlama olmalıdır.
Bana senin güzelliğin, ay ile güneşle mukayese edilen cemalin lazım değil. Senin bıraktığın, Allah kelamının ve vasiyetlerinin ilmi çözümleri lazımdır.
EY ALLAH’IN RESULÜ!
Sana özlem ve hasret duyanlar, sana günlerce methiyeler düzenler, İslam için ne yaptılar?
Yüzyıllarca nakillerle avunanlar ve avutulanlar şimdi geldikleri ve SENİN TEBLİĞ ETTİĞİN DİNİ getirdikleri nokta ortadadır.
Hz. Ebubekir’e, Hz. Ömer’e, Hz. Aliye, ve Hz. Osman’a ve sahabelere methiyeler düzen riyakarların, bu gün onlar gibi yaşamaları ve onların gibi görev yapmaları gerekmez mi?
Seni sevdiğini söyleyenlerin, Kur’an ahlakında olmaları, insanları sevmeleri, fitneye, fesada meydan vermemeleri gerekmez mi?
Ey Nebi!
Allah’a yüreğiyle inanan, beyniyle arayıp bulamayan o kadar çok ümmetin var ki; Daha ak ile karayı bile ayırt edemeyecek kadar cahil ve bilgisizdirler. Bunların Kuran’a ve İlme yönelmeleri için daha bir adım bile atılamamışken, seni çağırmak ne haddimize.
Senin kutlu doğumunda yapılanlar, yine aynı hayaller, boş laflar. Seni anlamıyorlar, anlatamıyorlar, anlatmak istemiyorlar, anlatmak isteyenlere de fırsat vermiyorlar.
Sermaye ve şer güçlerin yanında, zamanın en büyük gücü, cahil ve bilgisiz bırakılmış inançlı İslam toplumlarıdır. Sabrı ve şükrü menfaatlerine kullananlar, sana en çok methiyeler yazan ikiyüzlülerdir. Kaderi ve şerri kendi menfaatlerine kullananlar bu hafta sana en çok ağlayanlardır. Senin gelmeyeceğini bile bile sana gel diye yalvaran bedbahtlar, toplumu en çok aldatanlardır.
EY EN BÜYÜK ELÇİ!
Sen bir fani olarak gelip geçtin. Bıraktığın izler bize yol gösterecek. Sen şefaat edicisin. Bunu bile unutup, dünyalık için senden yardım dileyen aciz ve sahtekarlara, kendilerine verilen Akla şükretmeyip, “Gel Gel” diye yalvaran düşünce fakirlerine acıyorum.
“Yaratana sığınırım, sağlığıma ve aklıma şükür ederim. Farklılığımı görür ve idrak ederim. İnsanlığa hizmet için ilme yönelir, çalışır, üretir ve sunarım. Aklımın ve gücümün yettiğince sevgiye ve barışa hizmet ederim” diyenlerin Yüce Allah yardımcıları olsun.
Yüce Allah, sana yalvarmayı, yaratılışına bir saygısızlık ve Allah’a bir şirk olarak gören ve düşünen, Ancak Beşer ve Fani olarak güzel ahlakını, sevgini, şefkatini, stratejilerini, düşüncelerini örnek alarak ve anlayarak, anlamlandırarak yaşamaya çalışan kullarının çoğalmasına ve güçlenmesine yardımcı olsun.
Muhterem Gülen hoca efendi, *Kendileri için yaşamayan ideal insanlar, yaşamayı yaşatmaya çoktan kurban etmişlerdir. Rahat yaşama düşüncesini ayaklar altına almalı ve öbür tarafa giderken İnsanlığın İftihar Tablosu gibi gitmeli. Meselenin sözünü söylemek kolay, biz iki hurma ve bir bardak suyla ömrünü geçiren Peygamberin ümmetiyiz! Kolay bunu söylemek! Fakat öyle yaşamaktır önemli olan” Sözleriyle, olması gereken gerçek Peygamber sevgisini ne kadar güzel anlatmıştır.
Ey Allah’ın resulü! Bir ömür ağlamak ve bağırmak yerine bir gün anlamak ve anlamlandırmak, seni tanımak demektir.
Kutlu ve mutlu kalın