“Kusuru söylenmeyen adam ayıbını hüner sanırmış”
Bu atasözü, insanı düşünen ve Allah rızasına öncelik veren insanların anlamlandırdığı ve düstur edindiği bir deyimdir. Gerçek mümin bunu bilip bunun gereğini yaparak sonucunu Allah’a havale etmesini bilen insandır.
Maalesef, gönülden sevdiğimiz ve ilçemizin iki değerli yöneticisi biri Sayın Kaymakamımız diğeri ise Sayın Belediye Başkanımız, kusurlarını söyleyenlere sırt çeviriyor görüntüsü vermektedirler. Ben yanlış algılamış da olabilirim. Doğruya sırt çevirenlerin gerçek mümin olamayacaklarını da çok iyi bilen dostlarım bu sitemkâr tavrımı hoş görürler inşallah!
Nereye kadar giderler bilinmez, belki birisi vali diğeri de milletvekili, belki de Büyükşehir Belediye Başkanı olabilirler. Allah yollarını açık etsin. Mutlu oluruz. Yeter ki; bizim safımızda sağlam duruşumuzdan rahatsız olmasınlar. Bir gün gelir o yolların hepsi de kapanır, ama saflarımız değişmez.
NEFSİN GÜCÜ ÇOĞU KAPIYI AÇAR AMA HER AÇILAN KAPIYI KAPATAMAZ
Bir zamanlar, Ticaret Odamızın öncülüğünde çöp mücadelesi verdi bu ilçenin sivil inisiyatifi, O mücadelenin o günün CHP İlçe Başkanı ile Belediye Başkanımız içinde olmadılar. Ama her şeye rağmen başarıldı.
Yine ucube bir metro mücadelesi yaşandı, o günün Belediye başkanı ve CHP İlçe Başkanı birlikte seyrettiler. Belki siyasi ikbal düşünceleri galip geldi veya geçerli bir sebepleri o gün için vardı bilemiyorum. Ama bu gün bu tren ve metro hattından hem kendileri hem de ilçe halkamız oldukça rahatsızdır.
Örnek mi? İstiyorsunuz. Sayın Görmez, gazete manşetlerinde, “üst geçitler mühendislik hatası” diyor. O alanda yapılan her şey siyasetin çıkarına bile bile kurban edilmiş yanlış ve hatalı bir yatırımdır. Sevgili Belediye başkanımız, geldiğinden beri bu ucubenin düzeltilmesi için mücadele ediyor. Bu kapıları açanların bu gün kapatmaya güçleri yetmiyor. Allah rızası için aklını ve gücünü ortaya koyamayanlar bu gün ağlamaya mahkûmdurlar.
CAHİL SAVAŞ DAVULUNA BENZER SESİ ÇOK İÇİ BOŞTUR
“Halk adamı, inançlı adam, güler yüzlü adam, helal olsun başkan.” Bu sesler, savaş davulu gibi vurdukça çok çıkan boş ve anlamsız sözlerdir. Nefsi coşturur, cephedeki neferi ölüme götüren günümüzde cehaletin diline ve gönlüne düşmüş sözde hamaset sözlerdir. İlçemizi yönetenler son bir yıldır bunların önünde son sürat koşarak nereye gidiyorlar?
Biz biliyoruz ama maalesef kendileri nereye gittiklerini bilmiyorlar. Akılları sıra zafere gittiklerini sanarak gerçek dostlara yüz çeviriyorlar. Gidin beyler sizler gittikçe bizde gittiğiniz yolların çamur olduğunu sizlere dostça söylemeye devam edeceğiz.
Çamura saplanmanız bizleri mutlu etmez. Aksine üzülürüz.
ATA NAL ÇAKILDIĞINI GÖREN KURBAĞA AYAĞINI UZATIRMIŞ
Beni asıl üzen, istikbal kapılarının kendilerine aralandığını gördüğümüz, çoğu kardeşimizin, yaptığımız telkinlerin aksine hareket edip kendilerini siyaseten bitirmeleridir. Samimi dostlarım, söylediklerimizi ve yazdıklarımızı çok iyi bilirler. Aynı telkinleri yolu açık görünen Sayın Dalgıç’a da yaptık. Bizim görevimiz artık aklımız yettiğince gençlerimize yol göstermektir. Bizim sözlerimizi dikkate alan genç kardeşlerimiz ağır ve akıllıca geleceğe doğru yürümektedirler.
Kardeşlerimiz, kendilerine aralanan kapılardan kafalarını uzatıp sağı-solu kontrol etmeden tüm güçleri ile içeriye girdiler ve dikenli yollarda yürüyemediler. Her nalbanta ayak uzatılmayacağını söyledik ama dinletemedik. İnşallah önlerinde gidilecek daha uzun yollar olduğu bilinciyle tabanlarını sağlam tutarlar.
EL İNSAF, KARGALAR BİLE GÜLER
Birileri çıkıp bir şeyler söylüyor. İnanır-mısınız? Buna kargalar bile güler. Öyle ki; kargalar gülerken uçamayıp yere yığılırlar. Çağdaş dünyada, devletten bir kuruş yardım yapılmadan üyelerin aidat ve yardımları ile seçimler yapılırken, Kubilay Kaplan kardeşimiz seçim giderleri için üyelerinden yardım isteyen bir partinin mesajına takılmış, Belki iyi bir niyeti vardı kendisinden öğrenmek için çok aradık ama ulaşamadık. Neyse o ne düşünceyle yazdığını yine açıklasın ama şunu halkımızın ve Kubilay’ın bilmesini isterim. Milletin hazinesinden trilyonları alan partilerin yarıştığı adaletsiz bir seçim sistemi önümüzde dururken ve yıllardır milletin kanını emen sisteme koruyuculuk yapan vekil ve partileri güçlü kılarken bir partinin kendi üyelerinden talep ettiği yardımı kafasına takan kafalar ancak felsefe yapmayı becerebilirler. İnsaf ki; ne İnsaf!
SEVGİLİ SOĞUKÇEŞME
Gençsin, iktidar partisinin Gençlik Kolları başkanısın, maddi sıkıntı içinde değilsin, toplumda sevilen gönüllerin kabul ettiği bir delikanlısın ama hayatına son veriyorsun. İnançlı bir Müslüman için genç yaşta bu yalan dünyadan gerçek dünyamıza göç etmek her mümine nasip olmayan bir kurtuluştur ama senin göçün inançlı müminleri üzmüş ve düşündürmüştür. Allah günahlarını affetsin, Allah Rahmet etsin, İnşallah mekânın cennet olur.
Her şeyin en iyisini ve doğrusunu bilen ve takdir eden Yüce yaratandır.
Allah’a emanet olunuz.