Torbalı Şehitler Mahallesi’nde aylardır süren bir çalışma var. Elektrik hatları yenileniyor, direkler değişiyor, kablolar elden geçiyor. Bir yandan da İzmirgaz ekipleri mahalleye doğalgaz getirmek için didiniyor. İnternet zaten yok.. Çileye razıyız, ama neden geçici çözümler ile hala yüksek faturalar ödüyoruz. Hizmete karşı değilim ama bide şöyle dinler misiniz?
50 yıl önce dünyada “Utility Tunnel” yani kapaklı betonarme altyapı tünelleri konuşuluyordu. Bugün hâlâ konuşuyoruz. Amerika’da var, Avrupa’da var, Japonya’da var. Hatta Türkiye’de bile akademik çalışmalar yapılıyor, İstanbul gibi büyük şehirlerde “geç kalındı” itirafları eşliğinde uydu kentlerde uygulanmaya çalışılıyor . Peki ya Torbalı? Ya Şehitler Mahallesi? İstanbul’da geç kaldık diyorlar ama gariban Torbalı’da, şu anda doğalgaz çalışması yapılıyor, aynı anda GDZ elektrik çalışması yapılıyor. Her kurum, ayrı kazı, ayrı eziyet. Üstelik bu çalışmaların faturası da vatandaşa kesiliyor. Dağıtım bedeli, iletim bedeli, sayaç okuma bedeli, yatırım bedeli... Hangi kaleme baksan ayrı bir sömürü. Düşünsenize, evinizin önü defalarca kazılıyor, elektriğiniz kesiliyor, suyunuz kesiliyor, internetiniz gidiyor, sonra da size “hizmet bedeli” diye fatura gönderiliyor. Bu nasıl bir zihniyettir? Bu nasıl bir hizmettir? Yolunu kazdığın, huzurunu kaçırdığın, günlerce elektriksiz bıraktığın vatandaşa bir de “para öde” diyorsun. Üstelik bu kazıları yapan şirketler de zaten o işten para kazanıyor. Yani vatandaş hem çile çekiyor, hem de çektiği çilenin bedelini ödüyor. Bunun adı hizmet değil, resmen soygun.
ŞEHİTLER’İN ÇİLESİ
Geçen hafta Şehitler Mahallesi’nde bir esnafla konuşuyorum. Derdini anlatırken gözleri doldu. “Oğlum” dedi, “Ne elektrik var düzgün, ne internet. Ama fatura mı dersin, iki katı geliyor. Bir de üstüne bu çalışmaların parasını da bize ödetiyorlar. Öde, öde bitmiyor. Hizmet alamıyorsun, bir de cezasını mı çekiyorsun anlamadım.” Haklı. Şehitler Mahallesi’nde aylardır süren bu çalışmalar yüzünden elektrik kesintileri canından bezdirdi insanları. Sabah başlıyor kesinti, akşam bitiyor. Buzdolabındaki eriyen gıdalar, bozulan elektronik eşyalar, bitmeyen işler... Bir de üstüne, sanki bu dağıtım ağı bizim için yapıldı ya, bu yüzden kat ve kat faturalar. Dağıtım şirketi bana elektrik getirmek ile mükellefken bunu da bana yansıtıp daha bide bir kere yaptığı masrafı bana yıkıyor. Nasıl bir ülkede yaşıyoruz bilemedim. İnternet desen ayrı dert. Telekom altyapı çalışması yapıyor Superonline yok. Arıyorsun müşteri hizmetleri Telekom çalışma yapıyor, o zaman neden başka firmadan hizmet alıyoruz? Müşteri hizmetlerini arıyorsun, “çalışma var” deyip kapatıyorlar. Ne zaman bitecek belli değil, ne zaman düzelecek belli değil. Vay vatandaşımın çilesi. Fatura ödenecek yok sa hizmet yok, hizmet alamasan da fatura ödenecek, koy bunu aklına...
Soru Basit:BU KISIM DÜŞÜNENE..
Sürekli bir değişim, sürekli bir kazanç döngüsü mü hedefleniyor? Yoksa gerçekten hizmet mi amaçlanıyor? İşte burada bile aklıma gelen tek soru hep aynı: Kurumlar arası koordinasyon eksikliği. Her kazıdan para kazanan müteahhitler, her yenilemeden pay alan şirketler için mi bu kadar zor bir işleyiş kuruluyor? Şehitler Mahallesi’nde doğalgaz çalışması var, elektrik çalışması var. İkisi de aynı anda yapılıyor. Peki neden bu işler birleştirilmiyor? Bu sadece gördüğümüz tek mahalle. Torbalı’nın onlarca mahallesinde aynı senaryo oynuyor. Neden daha geniş kanallar kazılıp tüm altyapı aynı anda, aynı yerden döşenmiyor? Neden 20 yıl sonra yine aynı mahalle, yine aynı sokak, yine aynı kepçe sesleri gelecek? Çünkü bu işten para kazanan birileri var. Çünkü her kazı yeni bir ihale, yeni bir sözleşme, yeni bir rant demek. Vatandaşın huzuru değil, müteahhitlerin kazancı önemli olan demek ki.
SON SÖZ ÖVÜNÇ BAŞKAN’A
Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, şehir planlaması elbette sizin kontrolünüzde. Artık örnek şehir olma zamanı geldi de geçiyor bile. Madem zamanında yapılanlara sahip çıkamıyoruz, geçmiş geçmişte kalsın. Ancak yetmez. Bari yeni kurulan, yeni yapılanan yerleri biraz merhum İsmail Uygur gibi görüp altyapısını sağlam tutalım. Uygur belediyeciliği bilirdi; sokaklarda, caddelerde, tarlalardaydı. O şimdi yok ama onun anlayışı hepimize rehber olmalı değil mi?. Yeni yapılan her mahalle, her cadde, her sokak için önce altyapıyı düşünelim. İsmail Uygur gibi olmayalım ama 50 yıldır hayata geçen projelerden örnek alalım. Elektrik, doğalgaz, su, internet... Hepsini bir kerede, yerin altında, düzenli ve planlı bir şekilde götürelim. 50 yıl sonra yine aynı yerleri kazmayalım. Vatandaşın belediye binasına değil, düzgün yola, kesilmeyen elektriğe, hızlı internet ihtiyacı var . Torbalı örnek şehir olacaksa, işe temelden, toprağın altından başlamalı.