Uzmanından meme kanseri uyarısı: Doğru bilinen yanlışlar tanıyı geciktirebilir

İEÜ Medical Point Hastanesi Senoloji Merkezi'nden Prof. Dr. Baha Zengel, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek mamografi, memedeki kitleler ve kemoterapiyle ilgili doğru bilinen yanlışlara karşı uyardı. Zengel, düzenli kontrollerin ve vücuttaki değişimlerin erken fark edilmesinin tedavi başarısını artırdığını belirtti.

Haberin Özeti

  • • İEÜ Medical Point Hastanesi Senoloji Merkezi’nden Prof. Dr. Baha Zengel, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek mamografi, memedeki kitleler ve kemoterapiyle ilgili doğru bilinen yanlışlara karşı uyardı. Zengel, düzenli kontrollerin ve vücuttaki değişimlerin erken fark edilmesinin tedavi başarısını artırdığını belirtti.

Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısı ve yaşam kalitesi açısından büyük önem taşıyor. Ancak hastalıkla ilgili toplumda yaygın olan bazı yanlış bilgiler, kadınların gerekli kontrolleri ertelemesine neden olabiliyor. İEÜ Medical Point Hastanesi Senoloji (Meme Sağlığı ve Hastalıkları) Merkezi’nden Prof. Dr. Baha Zengel, özellikle mamografinin zararlı olduğu, memedeki her kitlenin kanser anlamına geldiği ve kemoterapiye cerrahiden önce başlanmasının hastalığın ilerlediğini gösterdiği yönündeki yanlış inanışlara dikkat çekti.

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2024 yılı verilerine göre dünya genelinde 8,2 milyon kadın meme kanseriyle yaşamını sürdürüyor. Erken tanının önemini vurgulayan uzmanlar, hastalıkla ilgili yanlış bilgilerin tanı ve tedavi sürecini geciktirebileceği konusunda uyarıyor.

Mamografi zararlı değil

Kadınların mamografi konusunda yaşadığı endişelere değinen Prof. Dr. Baha Zengel, çekim sırasında alınan radyasyonun kanser riskini artıracağı düşüncesinin doğru olmadığını belirtti.

Zengel, “Kadınları ikna etmek için büyük çaba sarf ettiğimiz ilk konu, mamografi çekiminin zarar vereceği ve vücuda alınan ışının kanser riskini artıracağı düşüncesi. Bu bilgi çok yanlış. Mamografi çekimi esnasında alınan ışının dozu çok düşüktür. Mamografide alınan düşük doz radyasyonun oluşturabileceği teorik risk, meme kanserinin erken evrede teşhis edilmesinin sağladığı hayat kurtarıcı faydanın ve yaşam kalitesini artırmasının yanında ihmal edilebilir düzeyde düşüktür” dedi.

Mamografi sırasında meme dokusunun sıkıştırılmasının da yanlış anlaşıldığını ifade eden Zengel, uygulanan basıncın iyi huylu bir kitleyi kansere dönüştürebileceği yönündeki endişenin gerçeği yansıtmadığını söyledi. Modern mamografi cihazlarında basıncın hastanın hassasiyetine göre ayarlanabildiğini belirten Zengel, bu işlemin meme dokusuna zarar vermediğini ve iyi huylu bir kitleyi kötü huylu hale getirmediğini kaydetti.

Her kitle kanser anlamına gelmiyor

Memede fark edilen her kitlenin kötü huylu olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Zengel, iyi huylu fibrokistik oluşumların kadınlarda yaygın görülebildiğini belirtti.

Zengel, “Bu konu da kadınlar arasında kaygı oluşturan en önemli konular arasında yer alıyor. Oysa memenin iyi huylu fibrokistik oluşumları hastalık değildir ve kadınların neredeyse yarısına yakınında bulunabilir. Olağan meme kontrolleriyle takip edilebilir” diye konuştu.

Tedavi sürecine ilişkin yanlış algılara da değinen Zengel, bazı hastalarda tümörün biyolojik özellikleri nedeniyle kemoterapi veya akıllı ilaç gibi sistemik tedavilere ameliyattan önce başlanabildiğini ifade etti. Bu durumun hastalığa geç kalındığı anlamına gelmediğini belirten Zengel, tedavi sıralamasının hastanın durumuna göre belirlendiğini kaydetti.

Erken tanı için düzenli kontrol önemli

Kadınlara meme kanseri farkındalığını artırmaları ve kendi meme dokularını tanımaları tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Baha Zengel, böylece ortaya çıkan değişimlerin daha erken fark edilebileceğini söyledi.

Zengel, gerekli kontrollerin zamanında yapılmasının ve şüpheli değişikliklerde sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önemini vurgulayarak erken tanı ve uygun tedaviyle başarı şansının yükseldiğini belirtti. İHA