DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri'nde 'Kalp Pili ile Yaşamak' konuşuldu
DEÜ Kalp Ritim Bozuklukları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emin Evren Özcan, 'Kalp Pili ile Yaşamak' başlıklı söyleşisiyle katılımcılarla buluştu.
Haberin Özeti
- • DEÜ Kalp Ritim Bozuklukları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emin Evren Özcan, “Kalp Pili ile Yaşamak” başlıklı söyleşisiyle katılımcılarla buluştu.
Dokuz Eylül Üniversitesi'nde düzenlenen Bilim Kafe Sohbetleri’nin sekizinci buluşması, DEÜ Rektörlüğü Yerleşkesindeki Eylül Bilim Kafe’de gerçekleştirildi. Etkinlikte, DEÜ Kalp Ritim Bozuklukları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emin Evren Özcan, “Kalp Pili ile Yaşamak” başlıklı söyleşisiyle katılımcılarla buluştu.
Programa, DEÜ Rektör Yardımcısı ve DEÜ Hastanesi Başhekim Vekili Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz’ın yanı sıra akademisyenler, akademik ve idari çalışan ile çok sayıda İzmirli katıldı.
Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Mehmet Birhan Yılmaz, Prof. Dr. Emin Evren Özcan’ın alanında önemli çalışmalara imza atan değerli bir bilim insanı olduğunu belirterek, aynı kurumda görev yapmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Konuşmasına, DEÜ Kalp Ritim Bozuklukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin yenilenen hizmet binasının yeniden faaliyete geçmesine sağladığı desteklerden dolayı DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz’a teşekkür ederek başlayan Prof. Dr. Emin Evren Özcan, merkezin tanı ve tedavi hizmetleri ile teknik altyapısına dikkat çekti.
Kalp Pili Sosyal Hayatı Nasıl Etkiler?
Söyleşide kalp pili uygulamalarının tarihsel gelişimine değinen Prof. Dr. Özcan, kalbin elektriksel iletim sistemindeki bozukluklar sonucu ortaya çıkan ritim problemlerinin bazı durumlarda kalp pili ile tedavi edilebildiğini söyledi. İlk kalp pili operasyonlarının 1950’li yıllarda gerçekleştirildiğini hatırlatan Özcan, günümüzde kullanılan teknolojilerin hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını ifade etti.
Kalp piliyle yaşamanın toplumda çoğu zaman zor ve endişe verici bir süreç olarak algılandığını belirten Özcan, bu algının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Günlük yaşamda kullanılan mikrodalga fırın, televizyon ve bilgisayar gibi cihazların kalp pilleri açısından herhangi bir risk oluşturmadığını kaydeden Özcan, elektrikli araçlar ve akıllı saatlerin de güvenle kullanılabileceğini söyledi. Elektrikli araçların şarj işlemi sırasında araç içerisinde bulunmanın sağlık açısından bir sorun teşkil etmediğini de sözlerine ekledi.
Mesafe Kuralına Dikkat Edilmeli
Cep telefonu kullanımında cihazın kalpten yaklaşık 15 santimetre uzak tutulmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Özcan, kalp pillerinin güçlü mıknatıslar veya elektronik alanlarla aşırı yakın temasa geçildiğinde kullanıcıyı uyarabildiğini belirtti. Matkap ve bazı kulaklık türleri gibi elektriksel uyarı oluşturan cihazlarla ise en az 30 santimetrelik mesafenin korunması gerektiğini ifade etti.
Elektrikli ocaklar, kaynak makineleri ve vücut yağ oranı ölçen bazı tartılar gibi cihazlarda ise en az bir metre mesafenin muhafaza edilmesini öneren Özcan, hastaların günlük yaşamlarını sürdürürken temel güvenlik kurallarına uymalarının yeterli olduğunu söyledi.
Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.